YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6475
KARAR NO : 2008/6090
KARAR TARİHİ : 17.10.2008
Mahkeme :Asliye Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava eser sözleşmesine dayalı ayıplı imalâtın reddi ile ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir.
Davalı eserde ayıp bulunmadığını savunmuş, davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin eserdeki açık ayıpların süresinde ihbarının yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair kararı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 21.02.2005 tarihli sözleşme uyarınca davalı tarafından üretimi yapılan parfümlerden 19854 adedin 22.02.2005, 25.02.2005 ve 02.03.2005 tarihlerinde davacıya ambalajlı kutu içerisinde teslim edildiği uyuşmazlık konusu değildir. Yüklenici, sözleşmenin “hükümler” başlıklı 2. maddesinde, ürünleri ambalajlı imal etmek yükümlülüğünü kabul etmiş, birinci maddesinde ise tüm arızalı malların üretici firmanın garantisinde olup her türlü sorunu ivedilikle çözmeyi taahhüt etmiştir. Yaptırılan bilirkişi incelemesinde ürünün ayıplı olduğu, ambalajlı satışı dikkate alındığında ayıbın açık kabul edilemeyeceği ve bu nedenle gizli varlığının kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Borçlar Yasası’nın 360. maddesi uyarınca eserin ayıplı olması halinde iş sahibi eserin reddi ile bedelin iadesini isteyebileceği gibi ayıbın derecesine göre bedelde indirim yapılmasını isteyebilir. Oysa bilirkişi raporunda bu hususta bir inceleme yapılmış değildir. Sözleşmede ayıplar için garanti verildiğinden garanti süresince iş sahibinin ihbar yükümlülüğünden sözedilemez. O halde mahkemece yapılması gereken iş ayıbın derecesini bilirkişiye yeniden incelettirmek, eserin tümüyle reddi gerekiyorsa davanın kabulüne, bedelden indirim gerekiyorsa bu miktar kadar bedelinin iadesine karar vermek olmalıdır. Hukuki değerlendirmede yanılgıya düşülerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, davacı Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmadığından vekâlet ücreti takdire yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 17.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.