Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2007/6597 E. 2008/6278 K. 24.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6597
KARAR NO : 2008/6278
KARAR TARİHİ : 24.10.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat … Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kalan iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durması nedeniyle, itirazın iptali, icra takibinin devamı, icra inkâr tazminatı istemleriyle açılmış, mahkemece davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davacı şirket tarafından geliştirilen yazılımın 10.05.2004 tarihinde geçici kabul yapılarak devreye alındığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki 14.11.2003 tarihli sözleşmenin 13. maddesinde garanti süresinin geçici kabul ile beraber sistemin devreye alınmasından itibaren 12 ay olduğu belirtilmiştir. Dava dışı asıl iş sahibi … tarafından davalıya gönderilen 26.07.2004 tarihli yazıda yazılımın işe yaramadığı bildirilmiş, bunun üzerine davalı şirket 11.08.2004 günlü ihtarnameyi davacı şirkete göndererek sözleşmeyi feshetmiştir. Bu işlemlerin tamamı 12 aylık garanti süresi içerisinde yapılmıştır. Bu durumda ayıp ihbarının süresinde yapıldığı açıkça anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık davacı tarafından geliştirilen yazılımın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise eserin reddinin gerekip gerekmediği veya işin bedelinde indirim uygulanmasının gerekip gerekmediği, dolayısıyla davacının iş bedeline hak kazanıp kazanmadığı, kazanmışsa ne kadar bedeli hak kazandığı konularındadır.
Dosya içerisinde davacı tarafından geliştirilen yazılım konusunda verilmiş iki ayrı rapor bulunmaktadır. … Asliye Ticaret Mahkemesi kanalıyla talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından geliştirilen yazılımın alt yüklenici sözleşmesine uygun olduğu ve çalıştığı belirtilmiş, …’dan seçilen bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda ise aksi görüşe yer verilmiştir. Her iki bilirkişi raporunu hazırlayanlar konunun uzmanıdır. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki üzerinde durulmadan, son bilirkişi raporuna değer verilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılması gereken, dosyada bulunan konunun uzmanı bilirkişi kurullarınca verilen raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden oluşturulacak uzman bilirkişi kurulu ile davacı tarafından geliştirilen yazılım üzerinde keşif ve inceleme yapılarak dosyadaki raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesinden, bilirkişilerden eser ayıplı ise tamamen reddinin mi gerekeceği, yoksa bedelden indirim mi yapılmasının gerekli olduğu konularında rapor alınmasından, sonucuna göre değerlendirme yapılıp karar oluşturulmasından ibarettir.
3-Davalının temyiz itirazına gelince; Dosya içerisinde bulunan 13.10.2006 günlü tahsilat makbuzuyla 2.650,00 YTL bilirkişi ücretinin davalı şirket tarafından yatırıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davanın reddine karar verildiği halde davalı tarafından yatırılan yukarıda tahsiline karar verilmemesi de kabul şekline göre bozma nedenidir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2.) bent uyarınca davacı, (3.) bent uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak diğer tarafa verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 24.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.