Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2007/6636 E. 2008/6198 K. 21.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6636
KARAR NO : 2008/6198
KARAR TARİHİ : 21.10.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat … Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, yanlar arasında yapıldığı bildirilen 10.08.2004 tarihli sözleşmenin 7/I. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup; ceza koşulu alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne ve 12.000,00 YTL alacağın dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere değişen oranlardaki reeskont faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında adi yazılı şekilde yapılan 10.08.2004 günlü sözleşme, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere, bir “eser” sözleşmesidir. Bu sözleşmeyi davacı iş sahibi; davalı ise yüklenici sıfatlarıyla imzalamışlardır. Yüklenici davalı, KDV hariç toplam (455) adet ahşap kapı yapımını 29.027,11 YTL bedelle yapmayı ve sözleşmenin (6.) maddesinde öngörüldüğü üzere siparişin onayından itibaren (60) gün içerisinde iş sahibi davacıya teslimini yüklenmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin (7-I.) maddesi “yüklenici madde 6’da belirtilen sürede işi teslim edecektir. Zamanında teslim edilmeme durumunda teslim edilmeyen kapı başına günlük 2.000.000 TL. gecikme cezası ödeyecektir.” hükmünü içermektedir. Sözleşmede kararlaştırılan bu ceza koşulu, hukuksal niteliğince BK’nın 158/II. maddesi hükmünde öngörülen “ifaya ekli ceza” niteliğindedir.
Sözleşme konusu kapıların bir kısmı 18.01.2005, geriye kalan miktar ise 11.02.2005 tarihinde davacıya teslim olunduğu ve belirtilen tarihli teslim tutanaklarının yanlarca imzalanmış bulunduğu anlaşıldığı gibi; tutanakların kapsamının doğruluğu da tarafların kabulündedir. BK’nın 158/II. maddesi gereğince, alacaklı, sözleşmenin yerine getirilmesi ile birlikte ifaya ekli cezayı da kural olarak isteyebilirse de; bu hakkından açıkça vazgeçmiş veya ifayı hiçbir önkoşul ileri sürmeksizin kabul etmiş olması durumunda, ifaya ekli ceza koşulunu talep etme hakkı düşer. İhtirazî kayıt, yani önkoşul ileri sürme hakkı, bir hakkın korunmasını sağlayan yenilik doğuran haklardadır. İhtirazî kayıt ileri sürülmezse, ilişkin olduğu hak düşer. Somut olayda; teslim tutanaklarında yazılı “10.08.2004 tarihli sözleşmeden doğan haklarım-haklarınız saklı kalmak kaydıyla” cümlesi, sözleşme konusu kapıların tesliminde ceza koşulu alacağının davacı tarafından saklı tutulmuş olduğunu gösterdiği davacı tarafça ileri sürülmüş ve mahkemece bu yöndeki istem kabul edilmiş ise de; tutanaklardaki bu kaydın uyuşmazlık konusu cezai şart alacağına ilişkin olduğunun kabulü olanaksızdır. Çünkü, ihtirazî kaydın, cezai şart alacağına ilişkin olması ve alacaklının irade açıklamasının bu sonucu ifade etmesi zorunludur. Oysa, genel ifadelerle sözleşmeden doğan hakların saklı tutulmuş olması, az yukarıda açıklanan kurala aykırı bulunmaktadır. O halde, mahkemece davanın reddine karar verilemesi gerekirken, hatalı değerlendirme ve nitelendirme sonucu yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, kararın davalı yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden 550,00 YTL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 21.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.