Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2007/6763 E. 2008/7636 K. 25.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6763
KARAR NO : 2008/7636
KARAR TARİHİ : 25.12.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesine dayalı imalât bedelinin ödenmesi, sözleşmenin tasfiyesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemlerine ilişkindir. Davalı reddini savunmuş, mahkemenin kısmen kabule dair kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı … İdaresi vekilinin temyiz itirazları tümüyle reddedilmelidir.
2-Davaya konu 23.12.2002 tarihli sözleşme, davacı ile İstanbul İl Özel İdaresi adına Valilikçe imzalanmıştır. Bayındırlık ve İskân Bakanlığı sözleşmede taraf bulunmadığından bu davada pasif husumetinin varlığından sözedilemeyeceğinden, Bayındırlık Bakanlığı yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi yerine, diğer davalı yanında sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
3-Davacının temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasındaki sözleşmenin imzalanmasından sonra davacı uzun süre yer teslimi yapılmasını beklemiş, mevcut iki ayrı kanalın kaldırılarak arsanın inşaat yapımına uygun hale getirilmesini istemiştir. Her ne kadar davalı … 15.01.2003 tarihinde yer teslimi yaptığını bildirmekte ise de, bu tarihte kanalların kaldırılmadığı, 10.07.2003 tarihinde fiilen yer tesliminin yapılabildiği, bundan sonra 23.09.2003 tarihi itibariyle inşaat ruhsatının alınarak inşaata başlanabildiği dosyaya giren yazışmalardan anlaşılmaktadır.
Daha sonra İl Daimi Encümeninin 09.02.2005 tarihli kararıyla inşaat alanının dere yatağında bulunması nedeniyle tehlike arz edeceğinden yapımından vazgeçilmesine ve sözleşmenin tasfiyesine karar verilmiştir. Bu haliyle davacı yüklenicinin inşaatın yapılmasından vazgeçilmesinde kusuru olduğundan sözedilemeyeceği ortadadır. Ayrıca yeraltında bulunan kanalların deplasmanı istemine süresinde cevap verilmediğinden ve belediyesince inşaat yapım ruhsatının da verilmesi nedeniyle ihbar yükümlülüğünün bulunduğundan sözedilemez.
O halde mahkemece yapılması gereken iş, dava dilekçesinde belirtilen davacının uğradığı zararlarının ne olduğunun açıklattırılması, gerektiğinde mahallinde uzman bilirkişilerle inceleme yaptırılması ve varsa zararlarının hesaplanması, taraf itirazlarının cevaplandırılarak Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması ve hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesinden ibarettir.
Bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı gerekçe ile istemin reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle davalı … İdaresi’nin tüm temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2. bent uyarınca davalı Bakanlık, 3. bent uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.021,70 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı … İdaresi’nden alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 25.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.