Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2007/6901 E. 2008/7128 K. 28.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6901
KARAR NO : 2008/7128
KARAR TARİHİ : 28.11.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Taraflar arasındaki uyuşmazlık 26 Mart 2002 tarihli inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacılar arsa sahibi, davalı ise yüklenicidir. Davacılar inşaatın toplam 24 aylık sürede yapılıp teslimi gerekirken işin %18,67 oranında tamamlandığını, davalının onüç adet daireyi 3 üncü kişilere sattığını, oysa inşaatın seviyesine göre beş daireye hak kazandığını ileri sürerek akdîn müvekkillerince haklı sebeplerle feshedildiğinin tesbitini ve şimdilik 10.000,00 YTL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında arsada mevcut binanın yıkımı için dava açıldığını, inşaat süresinin ay olarak dikkate alındığını, kış aylarının süreye dahil edilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak davacının talebinin ileriye etkili fesih olduğu, inşaatın seviyesine göre böyle bir talebin dinlenemeyeceği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki belgelere göre General Zeki Doğan mahallesinde kain 36233 ada 1 parselde kayıtlı arsa üzerine inşaat yapılması hususunda taraflar anlaşmışlardır. Arsa üzerindeki binanın yıkımı için dava açıldığı ve işin bu nedenle geciktiği savunulmuş ise de buna ilişkin mahkeme kararının infaz edilmesinden sonra inşaat ruhsatının alındığı ve davada

inşaat süresinin bu tarihten itibaren başlatıldığı gözetildiğinde mahkemece alınan rapora göre yüzde ondokuz seviyesinde bulunan inşaatta davalının borçlu temerrüdüne düştüğü anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece akdîn feshine karar verilmeli, fesih sonucu işin tasfiyesi de gerektiğinden davalının üçüncü kişilere kaç adet bağımsız bölüm sattığı kesin olarak saptanmalı, inşaatın yüzde ondokuz seviyesine göre kaç daireye hak kazandığı belirlenmeli ve fazladan satılan daireler varsa bu dairelere tekabül eden bedel dava tarihi itibariyle saptanıp talep edilen miktar da gözetilerek dava sonuçlandırılmalıdır.
Mahkemece bu hususlar gözönünde tutulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 28.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.