Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2007/726 E. 2007/4057 K. 15.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/726
KARAR NO : 2007/4057
KARAR TARİHİ : 15.06.2007

Davacı-k.davalı … ile davalı-k.davacı … arasındaki davadan dolayı Abana Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 20.12.2005 gün ve 1999/132-2005/30 sayılı hükmü bozan Dairemizin 23.11.2006 gün ve 2006/4056-6772 sayılı ilamı aleyhinde davacı-k.davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R

Asıl dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat, birleşen davalar meni müdahale ile tapu iptâli ve tescil istemlerine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kesin hüküm nedeniyle reddine, arsa sahibinin açtığı birleşen meni müdahale davasının esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yüklenicinin açtığı birleşen tapu iptâli ve tescil davasının kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı-k.davalı arsa sahibinin temyizi üzerine Dairemiz’in 23.11.2006 gün 2006/4056 Esas 2006/6772 karar sayılı ilâmı ile bozulmuş, davacı-k.davalı süresinde verdiği karar düzeltme dilekçesi ile kararın talebi doğrultusunda bozulmasını istemiştir.
1-Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında davacı-k.davalı arsa sahibinin aşağıdaki bentlerin kapsamı kalan diğer karar düzeltme talepleri yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Arsa sahibi tarafından açılan asıl dava nedeniyle 1.bozma öncesindeki ilk kararda, davalının 99 parsele yaptığı inşaat nedeniyle inşaat bilirkişilerinin raporuna göre davacıya ait bitişik 98 parsele tecavüz ettiğinden, tecavüz edilen 13,50 m²lik kısmın 98 parselden ifraz edilerek 99 parsele ilave edilmesine, bu tecavüz nedeniyle davacının uğramış olduğu 1.169.280.000 TL.nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Kararın bu bölümü Dairemizce ifraz ve tevhit edilecek kısım fen bilirkişisi tarafından düzenlenen ölçekli krokide gösterilmemiş ve ilâma eklenmemiş olmasına rağmen hükmün o haliyle ifrazının mümkün olmadığı gözden kaçırılarak ifraz ve tevhit işlemlerinin İmar yasası açısından mümkün olup olmadığının araştırılması yönünden bozulmuştur.
Nitekim ilk bozmadan sonra mahallinde yapılan keşifte hazır bulunan fen bilirkişisinin düzenlediği 17.04.2001 tarihli krokili raporunda kırmızı ve turuncu boyalı olarak gösterdiği 99 parseldeki inşaatın 98 parsele tecavüzünün 28.11.2002 tarihli ek rapora göre 13,50 m² değil 20,54 m² olduğu saptanmış, aynı yer Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/24 Esas sayılı dosyasında fen bilirkişisinden alınan 08.07.2002 tarihli krokili raporda da tecavüz miktarı 20,54 m² olarak belirtilmiştir.
Herne kadar Dairemizce yapılan ilk bozmada tecavüzlü alan ve davacı arsa sahibinin bundan uğradığı zararın bozma kapsamı dışında kalması ve yerel mahkemece bozmaya uyulmuş olması nedeniyle davalı yararına usuli kazanılmış hakkın oluştuğu düşünebilir ise de; tecavüzlü alanın konusunun uzmanı olan bilirkişiden alınan ölçekli krokide gösterilmemesi ve krokinin ilâma eklenmemiş olması ve ilâmın o haliyle infazının mümkün
olmadığının gözetilmemiş olması maddi hataya dayalıdır. Yapılan maddi hata hükmün infazını imkansız kılacak nitelikte ve sonuca etkili olduğundan, bozma kararına uyulmuş olmasının usulî kazanılmış hak meydana getirmeyeceği kabul edilmelidir.
Bu halde, yerel mahkemenin ikinci kararının ilk bozma ilâmındaki maddi hata nedeniyle eksik bozmadan bahsedilip, bozmaya uyulduktan sonra yapılan araştırma sonucu ifraz ve tevhit işleminde imar mevzuatı açısından sakınca bulunmadığı anlaşıldığından, tecavüzlü olduğu saptanan 20,54 m²lik kısımla ilgili davacının zararının alınacak ek raporla hesaplattırılarak, 20,54 m²lik kısmın fen bilirkişisi …’nin krokili raporu ve ek raporuna göre 98 parselden tefriki ve 99 parsele ilavesine rapor ile ek raporun ilâmına eklenmesine ve davacı zararı olarak ek raporla belirlenecek miktarın davalıdan alınarak davacıya ödetilmesine şeklinde karar verilmesi gerekirken, bu taleplerinin kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulması gerekirken az yukarıda belirtilen nedenle bozulduğu bu kez yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından davacının bu husustaki karar düzeltme talebinin kabulü gerekmiştir.
3-Birleşen 2000/46 Esas sayılı dava yönünden davalı yüklenicinin tecavüzlerinin yargılamanın devamı sırasında sona ermesi nedeniyle davanın reddine karar verildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Dava tarihi itibariyle davacı dava açmakta haklı olduğu ve yaptığı tecavüzler nedeniyle davalı davanın açılmasına neden olduğundan davalı yüklenicinin bu dava yönünden yargılama giderleri ile sorumlu tutulması yerine mahkeme masraflarının davacı arsa sahibinin üzerinde bırakılması ve avukatlık ücreti ile sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Hükmün bu nedenle de bozulması gerektiği bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından davacı arsa sahibinin bu yöndeki karar düzeltme isteminin de kabulü uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda (1.)bentte yazılı nedenlerle davacı-k.davalının diğer karar düzeltme taleplerinin reddine, diğer bentler uyarınca kabulüyle Daire’mizin 23.11.2006 gün 2006/4056 Esas, 2006/6772 Karar sayılı bozma ilâmının 2.bendinin kaldırılmasına ve hükmün 2.bentte belirtilen sebeplerle ve yukarıdaki 3.bendin 4.bent olarak ilave edilerek davacı-k.davalı yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme peşin harcının istek halinde davacı-k.davalı …’a geri verilmesine, 15.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.