Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2007/7353 E. 2008/774 K. 11.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7353
KARAR NO : 2008/774
KARAR TARİHİ : 11.02.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı-karşı ve birleşen dosya davacıları vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü
– K A R A R –

Asıl dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca tapu iptâli ve tescil, karşı ve birleşen dava ise gecikme tazminatı ile eksik ve kusurlu işler nedeniyle oluşan değer kaybı istemlerine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozmadan sonra ıslahla talep edilen kısımla ilgili tapu iptâli ve tescil isteminin kabulüne, birleşen dava yönünden mahkeme veznesine depo ettirilen eksik dükkan bedelinin arsa sahiplerine ödenmesine dair verilen karar davalı-karşı ve birleşen dosya davacıları vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı-karşı ve birleşen dosya davacıları vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Mahkeme ilâmının hüküm fıkrası; HUMK’nın 388 ve 389.maddelerinde açıklanan hususları ihtiva etmek şüphe ve tereddüte yer vermeyecek biçimde açık olmak zorundadır. İlk hüküm temyiz incelemesi sonucu Yargıtay’ca bozulduğundan ortadan kalkmıştır. Bir kısım temyiz itirazlarının reddedilmiş olması lehine olan taraf için usuli kazanılmış hak oluşturur ise de; bozmadan sonra yeniden yazılacak kararda bu husus da gözönünde tutulmak suretiyle asıl, karşı ve birleşen davalarda taraflara yükletilen borç ve verilen hakların ayrı ayrı infazı mümkün olacak şekilde belirtilmesi gerekir. Mahkemece bu husus üzerinde durulmadan, bozma dışında kalan hususlarda olumlu veya olumsuz herhangi bir hüküm tesis edilmemiş olması HUMK’nın 388.ve 389.maddelerine uygun olmamıştır.
3- 04.02.1948 tarih ve 1944/10 Esas, 1948/3 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.03.2005 gün 2005/13-97 Esas 2005/150 Karar, 15.03.2006 gün 2006/9-21 Esas, 2006/72 Karar sayılı ilâmlarına göre, soruşturma ve yargılama bitinceye kadar ıslahın yapılması mümkün olup, Yargıtay’ca karar bozulduktan sonra bu yoldan yararlanmaya olanak yoktur. Bu halde mahkemenin bozmadan sonra yapılan ıslah talebini reddederek asıl, karşı ve birleşen davalar yönünden hüküm oluşturması gerekirken bu hususu gözardı ederek bozmadan sonra davacının ıslah istemini kabul etmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
4- Hükmüne uyulan Dairemizin 28.02.2005 tarihli bozma ilâmının 2.bendinde arsa sahiplerine eksik olarak verilen 6 m2’lik alanın bedelinin kuranın çekildiği 16.12.2003 tarihindeki mahalli rayiçlerle hesaplattırılarak 2001/246 esaslı birleşen dava kapsamında hüküm altına alınması gereğine işaret edilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre, bilirkişiye hesaplattırılan 4.500,00 YTL eksik alan bedelinin birleşen 2001/246 Esas sayılı dava dosyasında, birleşen dava daha önceki tarihli ise de değerlendirme 16.12.2003 kura tarihi itibariyle yapıldığından, bu tarihten itibaren değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte yükleniciden alınıp, birleşen dosya davacıları arsa sahiplerine ödenmesine karar verilmesi yerine depo ettirilen faizsiz bedelin ödenmesine karar verilmesi de isabetsiz olmuştur.
Kararın belirtilen sebeplerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bentte yazılı nedenlerle davalı-karşı ve birleşen dosya davacılarının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.), (3.) ve (4.) bentler uyarınca kabulü ile hükmün davalı-karşı ve birleşen dosya davacıları yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-k.davacılara geri verilmesine, 11.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.