YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7499
KARAR NO : 2008/156
KARAR TARİHİ : 17.01.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat …. Davalılar … ve … vekili ile davalılar … ve … gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, İİK’nın 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptâli istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Kozan İcra Müdürlüğü’nün 2005/12 sayılı icra dosyası ile 06.01.2005 tarihinde davacı alacaklı tarafından borçlu … aleyhine, 06.09.2003 tanzim ve 06.12.2004 vade tarihli bonoya dayanılarak icra takibi yapılmış, takibin kesinleşmesi üzerine icra takip dosyasından 03.10.2005 tarihinde borç ödemeden aciz belgesi alınmıştır.
Dava konusu 1755 parsel sayılı taşınmaz tapuda borçlu … adına kayıtlı iken borçlu tarafından 23.08.2004 tarihinde davalı …’na satılmış, davalı … 10.02.2005 tarihinde taşınmazı davalı …’a devretmiş ve davalı … tarafından da 29.03.2005 tarihinde taşınmaz davalı …’e devredilmiştir. Taşınmazın ilk devrinin yapıldığı davalı … taşınmazı 500.000.000 lira bedelle satın almıştır. Yargılama sırasında yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin 70.893,00 YTL olduğu saptanmıştır. Bu durumda, dava konusu taşınmazın tapuda gösterilen satış bedeli ile keşfen saptanan gerçek bedeli arasında fahiş fark olup bu husus İİK’nın 278/II. maddesi gereğince iptâl nedenidir.
Öte yandan, dosya kapsamından davalılardan …’un borçlu …’in abisi olduğu, diğer davalı …’in ise …’in eski eşi olduğu anlaşılmaktadır. İİK’nın değişik 280. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, mal varlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptâl edilebilir. Davalı …’in borçlu … ile evli iken borçlu aleyhindeki icra takibinin devam ettiği sırada davalı borçludan anlaşmalı olarak boşandığı dosyaya ibraz edilen Kozan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/15 E.-2005/82 K. sayılı ilâmından anlaşılmaktadır. Bu durumda borçlunun abisi olan davalı … ile eski eşi olan davalı …’in İİK’nın 280. maddesinin 2. fıkrasındaki aksi kanıtlanamayan alacaklı lehine karineye göre, borçlunun mali durumunu ve mal kaçırma kastıyla hareket ettiğini bildikleri kabul edilmelidir.
O halde, somut olayda dava ön şartlarının gerçekleştiği, İİK’nın 278/II ve 280/I. maddelerindeki iptâl koşullarının oluştuğu gözönüne alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ve yasaya uygun düşmeyen bazı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda yazılı nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 500,00 YTL vekâlet ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 17.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.