YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7784
KARAR NO : 2008/6977
KARAR TARİHİ : 24.11.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ise de davetiye masrafı bulunmadığından duruşma isteği reddedilerek, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 10.07.1997 tarihli inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacı yüklenici inşaatın 6’ıncı katına kadar kaba inşaatını yapıp, 7’inci katın kalıplarının çakıldığını ve bir kısım ince işlerinde yapıldığını ancak işten el çektirilmesine rağmen bedelinin ödenmediğini ileri sürerek davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, davalı arsa sahipleri ile davacının ortağı Atilla ve yeni yüklenici olan …. cevabında davacıyla anlaştıklarını ve 29.03.2002 tarihli belge ile davacının alacaklarını elde edip kendilerini ibra ettiğini savunarak davanın reddini savunmuşlar, mahkemece yapılan imalâtın imara, inşaatın plan ve projesine aykırı olup yıkımı gerektiği, dolayısı ile davacının bedele hak kazanamayacağı görüşüyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekillince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davacının yanlış yazılan soyadının mahkemesince her zaman düzeltilebileceğine göre davalı …hakkındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, inşaat yapım bedelinin tahsiline ilişkindir. Mahkemece de kabul edildiği üzere yüklenicinin bedele hak kazanabilmesi için inşaatın işin sözleşmesine, imar mevzuatı, plan ve projesine uygun olarak yapılması zorunludur. İnşaatın projesine aykırı yapılması sebebiyle ilgili Belediyesince, 21.09.1999 tarihinde yapı tatil tutanağı düzenlendiği, 2000 yılında ise inşaat projesinin tadil edildiği buna rağmen inşaatın ruhsat alamayacak durumda olduğu ortaya çıkmıştır. Bu haliyle davacı bedele hak kazanamaz ise de, davacıya imkân
tanınması halinde inşaatın yasal hale getirilip getirilemeyeceği araştırılmamıştır. Öte yandan dayanılan 29.03.2002 tarihli fesihnamenin aslı da ibraz ettirilip incelenmemiştir.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş 29.03.2002 tarihli belge aslının davalı taraftan istenmesi, bu belge hakkında davacının isticvap olunması, imzanın inkâr edilmesi halinde imzanın davacıya ait olup olmadığının araştırılması, fesihnameye dayanılarak tapudaki inşaat şerhinin kaldırıldığına dair savunmanın değerlendirilmesi, belgenin davacı yönünden bağlayıcı olduğunun sübutu halinde şimdiki gibi davanın reddine karar verilmesi, belge aslı ibraz edilemediği veya davacı yönünden bağlayıcı olmadığının anlaşılması halinde ise, mahkemece davacıya inşaatı yasal hale getirmesi için yetki ve mehil verilmesi, inşaatın mevcut durumunun belediyeden sorulması, bu mehil sonunda inşaat yasal hale getirilemediği takdirde şimdiki gibi davanın reddine, yasal hale getirildiği takdirde ise yapılan imalâtın bedelinin, akdîn feshi için açılan davada, davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararın kesinleşmediği de gözetilerek eldeki davanın açıldığı tarihteki rayiçler dikkate alınarak bilirkişiye hesaplattırılıp, davalı arsa sahipleri ile davacının ortağı olan Atilla’dan tahsiline karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan dava ile birleşen davaların reddi doğru olmamış kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bendde yazılı nedenlerle davacının, davalı …’ya yönelik temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davacı yararına ve …dışındaki davalılar aleyhine BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0.90 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.