YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1169
KARAR NO : 2008/3785
KARAR TARİHİ : 09.06.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davada, davalı yükleniciye ait son kattaki dairelerin normal yerine dubleks yapılması nedeniyle oluşan değer farkı, 22,43 metrekarelik deponun yükleniciye ait bağımsız bölüme eklenmesi nedeniyle uğranılan zarar, teslimde gecikme nedeniyle ifaya ekli cezai şart ve cezayı aşan zararların tahsili istenmiş, mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Dava dilekçesinde 48,00 YTL ifaya ekli cezai şart ve 1.000,00 YTL cezayı aşan zararın sözleşmeye göre teslim edilmesi gereken 2.7.1995 tarihinden itibaren en yüksek oranda faiziyle tahsili istenmiş, bilahare verilen ıslah dilekçesinde faiz talebinden vazgeçilmeksizin cezayı aşan zarara ilişkin 1.000,00 YTL’lik talep 240,00 YTL’ye düşürülmüştür. Mahkemece verilen 19.07.2005 tarihli ilk kararda ıslah dikkate alınarak her iki kalemin toplamından oluşan 288,00 YTL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalının temyizi üzerine kararın bu bölümü bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş ve bozmaya uyulmakla kesinleşen kısımlar bakımından davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu durumda mahkemece yeniden tesis olunan 25.12.2007 tarihli kararda cezai şart ve cezayı aşan zarara ilişkin 288,00 YTL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken davacının talepleri ile bozma ilâmı hatalı değerlendirilerek ve kazanılmış usuli haklar gözardı edilerek sanki ıslah dilekçesi ile alacağa faiz uygulanması talebinden vazgeçilmiş gibi hüküm altına alınan alacağın 240,00 YTL’lik kısmına faiz uygulanmaması doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, düşülen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle kararın hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin üç, dört ve beşinci satırlarında yer alan “…288,00 YTL ecrimisilin 48,00 YTL’si dava tarihinden itibaren yasal faiziyle, kalan 240,00 YTL’si için faiz talep edilmediğinden bu miktarın davalıdan alınarak davacıya verilmesine…” cümlesinin karardan çıkartılarak yerine ”288,00 YTL cezai şart ve cezayı aşan zararın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu biçimiyle DÜZELTİREK ONANMASINA, 09.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.