YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/127
KARAR NO : 2009/17
KARAR TARİHİ : 12.01.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı yüklenici şirket tarafından açılan davada bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptâli ve diğer alacakların tahsili istenmiş, mahkemece kısmen kabule dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında imzalanan 14.01.2004 tarihli sözleşmeyle davacı yüklenici şirketin … …İlçesi …mahallesi yaya bölgesi yapım işini yüklendiği ve 18.03.2004 itibar tarihi itibariyle işin geçici kabulünün yapılarak teslim edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı yüklenici dava tarihinden önce 09.06.2004 tarihinde bakiye alacağının tahsili için 900 milyar TL asıl alacak ve 75.444.591.000 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 975.444.591.000 TL için icra takibi başlatmış, ancak daha sonra 25.06.2004 tarihinde düzenlediği “ibra ve feragat beyanımızdır” başlıklı belge ile tüm alacağının KDV dahil 900 milyar TL’den oluştuğunu ve bunun dışında herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını kabul ve beyan etmiştir. Davacı yüklenici her ne kadar bu beyanın baskı altında verildiğini iddia etmişse de bu iddiasını kanıtlayamamıştır. Şu halde, mahkemece ibranın geçerli kabul edilmesi ve ibranamede gösterilen bedelin esas alınarak değerlendirme yapılması yerinde olmuştur. Ancak davacı yüklenici yine 25.06.2004 tarihinde yaptığı icra takibinden feragat ettiği halde ortada geçerli bir takip varmışcasına davaya itirazın iptâli davası şeklinde devam edilerek hüküm tesis edilmesi hatalı olmuştur. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davanın alacak davası olarak değerlendirilmesi suretiyle ve davacı yanca düzenlenen 25.06.2004 tarihli ibranamede belirtilen 900 milyar TL alacaktan davalı iş sahibinin yaptığı ödemelerin ve bunun dışında davacının varsa SSK ve üçüncü kişilere olan ve davalı yanca ödenen borçlarının bundan mahsubu ile kalacak miktar üzerinden hüküm tesis etmekten ibarettir.
Değinilen hususlar nazara alınmaksızın davanın itirazın iptâli davası olarak görülüp karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle davacı yüklenicinin tüm, davalı iş sahibinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün davalı iş sahibinin yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 12.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
GK