Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/1309 E. 2009/1140 K. 02.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1309
KARAR NO : 2009/1140
KARAR TARİHİ : 02.03.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı ile davalı … vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesine dayalı ödenenin istirdadı ve işin zamanında teslim edilmemesinden oluşan alacağın tahsili istemi ile açılmış, davalılar reddini savunmuş, mahkemenin asıl davanın tümüyle kabulüne, birleşen davanın reddine dair kararı davacı ile davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı …’ün temyiz itirazlarına gelince; davaya konu 22.07.1997 tarihli sözleşmenin … yerine … tarafından imzalandığı uyuşmazlık konusu değildir. Nevar ki, davalı …, …’ın kendisini temsile yetkisi bulunmadığı gibi vekâleti de olmadığını, bu sözleşmeden dolayı hakkında dava açılamayacağını savunmuştur. … ise diğer davalının yanında işçi olarak çalıştığını, birlikte taahhüdü bulunmadığını belirtmiş, sözleşmedeki imzaya itiraz etmemiştir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; BK’nın 32. ve 38. maddeleri hükmünce …’ın, davalı …’ü temsile yetkili olup olmadığının belirlenmesi bakımından, defter ve kayıtları incelenmek suretiyle … adına yaptığı işlemlerin kabul görüp görmediğinin değerlendirilmesi, temsile yetkili olduğu anlaşıldığında, akdî ilişkinin … ile kurulduğunun kabulüyle ödenenin istirdadı istenildiğinden sözleşme feshedilmiş sayılarak ve bu durumda BK’nın 106. ve 108. maddeleri uyarınca gecikmeden doğan alacağın istenemeyeceği de dikkate alınarak sonucuna göre, aksi durumda ise dava dilekçesinde “her türlü delil” denilmek suretiyle yemin deliline de dayanıldığı anlaşıldığından davacının, …’e yemin teklifine hakkı olduğunun hatırlatılmasından ve … hakkında açılan davada bu davalıya husumet düşüp düşmediğinin belirlenmesinden sonra oluşan duruma göre karar verilmesinden ibarettir.
Kabule göre de, davadan önce temerrüdün varlığı kanıtlanamadığından teslim tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de yasaya aykırıdır (BK.101/I. madde).
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bendde yazılı nedenlerle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine, 02.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.