YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1395
KARAR NO : 2009/1162
KARAR TARİHİ : 03.03.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca eksik ve kusurlu işler bedeliyle gecikme tazminatının tahsiline ilişkindir.
Davalı cevabında, sözleşmeye göre davacıya verilmesi gereken bağımsız bölümlerin 27.12.2001 tarihinde satıldığını belirterek husumet yokluğundan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece savunma doğrultusunda davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
29.12.1999 tarihli inşaat sözleşmesindeki arsa sahipleri arasında davacı da yer almıştır. Davalı yüklenici inşaatını yapacağı binadan (4) nolu dairenin %75’i ile (14) nolu dairenin tamamını davacıya vermeyi, 14.11.2000 tarihli ek sözleşmeyle de 25 Temmuz 2002 tarihinde iskân ruhsatı alınmış olarak teslimi yükümlenmiştir. Görülüyor ki taraflar arasında biçimine uygun düzenlenen sözleşmeler ile BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu açıktır. Bu sözleşmelere dayanarak davacının eldeki davada davacı sıfatı (aktif husumeti) olduğu kabul edilmelidir. Arsa sahibi davacının bağımsız bölümlerini devretmiş olması sözleşmeye dayanarak dava açmak hakkını ortadan kaldırmaz. Dairemizin yerleşen uygulaması ile Hukuk Genel Kurulu Kararları bu yöndedir (Y.15.HD. 23.11.2006 gün ve 7468 E. 6797 K., HGK. 26.03.2008 gün ve 2008/15-279 E. 2008/277 K.) Nevar ki, davacı sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihinden önce sattığı bağımsız bölümler için satış tarihinden sonrası için gecikme tazminatı talep edemez. Ancak, bağımsız bölümlerde varsa eksik ve ayıplı işler ile ortak yerlerden payına isabet eden eksik ve kusurlu işler bedelini isteyebilir. O halde mahkemece bu ilkeler doğrultusunda inceleme yaptırılarak davacının payına isabet eden eksik ve kusurlu imalât bedelinin kabulüne karar verilmesi gerekirken husumet yokluğundan davanın reddi usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 03.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.