YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1431
KARAR NO : 2009/1940
KARAR TARİHİ : 03.04.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı kooperatif için yapılan imalâtın bedelinden kaynaklanmış olup davacı yüklenicinin açtığı asıl ve birleşen davada 84.891,08 TL imalât bedelinin tahsili talep edilmiş, mahkemece asıl davanın tamamen, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacılar ile davalı ve müdahil vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar ile müdahil vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı Kooperatifin temyiz itirazlarına gelince; davalı kooperatif cevabında, davacıyla bedeli dava konusu edilen işlerin yapımı konusunda bir sözleşme imzalanmadığını, kooperatif başkanlığını yaptığı dönemde işlere nezaret ettiğini, imalât bedelinin kooperatif üyelerinden toplanan paralarla karşılandığını savunmaktadır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun değişik 42/VII. maddesi uyarınca “imalât ve inşaat işlerini yaptırma yöntemini belirlemek yetkisi” kooperatif genel kuruluna ait olup, kooperatif genel kurulunca devredilemeyecek yetkiler arasında sayılmıştır. Aynı Kanunun 59/VI. maddesinde de yönetim kurulu üyelerinin, kendisi veya başkası namına bizzat veya dolaylı olarak kooperatifle kooperatif konusuna giren bir ticari muamele yapamayacakları hususu düzenlenmiştir. Bu maddelerde davacı kooperatif başkanının kooperatifle inşaat yapımı konusunda sözleşme yapması yasaklanmış olup, esasen böyle bir sözleşmenin varlığı iddia olunmamış, dosyaya da sunulmamıştır. 24.06.1992 tarihinde yapılan kooperatif genel kurulunda alınan karar ise imalâtın emanet usulüyle yaptırılmasına ilişkin olup, kararda işin davacı tarafından yapılacağına dair bir açıklamaya da yer verilmemiştir. Bu durumda dava konusu imalâtın kooperatif üyelerinden toplanan paralarla gerçekleştirildiğinin ve davacının da kooperatif başkanı olarak doğan nezaret görevini yürüttüğünün kabulü gerektiğinden, davalı kooperatiften bir alacağından söz edilemez. O halde mahkemece açılan davanın tümüyle reddi yerine yazılı gerekçe ile kısmen kabulü doğru olmamış kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle davacılar ile müdahil vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent uyarınca kabulüyle hükmün temyiz eden davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, 21.1.1982 Sayılı Kanunla değiştirilen 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13. maddesine eklenen (J) bendi gereğince müdahil Maliye Hazinesi’nden harç alınmasına yer olmadığına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 03.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.