YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1548
KARAR NO : 2008/5090
KARAR TARİHİ : 22.07.2008
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, yanlar arasında adi yazılı şekilde yapılan 14.07.2006 günlü sözleşmeye dayalı olarak açılmış olup; 2.000,00 YTL alacağın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasında yapılan ve kapsamının doğruluğu taraflarca kabul edilen 14.07.2006 tarihli sözleşme gereğince, davacılara ait sözleşmede gösterilen adresteki dairenin onarım işlerinin yapımını davalı yüklenmiştir. Sözleşmede … bedelinin tutarı gösterilmemiştir. Ancak, 2.000,00 YTL … bedelinin davacılarca davalıya ödenmiş olduğu hususunda uyuşmazlık yoktur.
Dava dilekçesinde davalıdan tahsili istenilen ve tazminat olarak nitelendirilip açıklanan 2.000,00 YTL’nin davalıdan tahsili istenmişse de, yargılama sırasındaki tarafların açıklamaları ve tanık bildirimleri birlikte değerlendirildiğinde; davadan önce … sahibi davacıların sözleşmeyi fesih ettiklerini yüklenici davalıya bildirerek, ödenen bedelin
iadesini istedikleri sonucuna varılmaktadır. Buna göre, sözleşmenin feshinde tarafların iradelerinin birleşmiş olduğu anlaşılmaktadır. O halde, yanlar arasındaki sözleşmenin geriye etkili olarak fesih olunduğunun kabulü gerekmektedir. HUMK’nın 75. ve 76. maddeleri hükümleri gereğince maddi olayları açıklamak taraflara; hukuksal nitelendirme yapılarak uygulanması gereken yasa hükümlerinin tespiti ile uygulanması hakime ait bir görevdir.
Yanlar arasındaki sözleşme, yanlarca geriye etkili olarak fesih olunduğundan Borçlar Kanunu’nun 61. ve izleyen maddeleri hükümleri ile aynı Kanunun 108. maddesi hükmü gereğince ve haksız iktisap kuralları uyarınca taraflar verdiklerini karşılıklı olarak geri isteyebilirler. Davacılar tarafından … 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2006/232 D…. sayılı dosyası üzerinden yaptırılan delil tespiti incelemesi üzerinden bilirkişi … Acar tarafından verilen 10.11.2006 günlü bilirkişi raporuna, taraflarca itiraz olunmamıştır. Bu rapora göre, davalının yaptığı … bedeli tutarı 787,00 YTL’dir. O halde, davalılara ödenen 2.000,00 YTL … bedelinden davalı tarafından yapılan 787,00 YTL … bedeli tutarının mahsubu halinde davacıların 1.213,00 YTL tutarında davalıdan alacaklı olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu sebeple, davanın kısmen kabulü ile 1.213,00 YTL alacağın dava tarihinden itibaren değişen oranlar da gözetilerek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmesi gerekirken; mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte belirtilen nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bentte açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 22.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.