YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/155
KARAR NO : 2009/4
KARAR TARİHİ : 12.01.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ise de davetiye masrafı bulunmadığından duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 08.08.2000 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca açılmıştır. Davacılar 9 ve 2 no’lu parsellerin maliki bulunan murisleri …nın, davalılardan …’ya verdiği 22.12.1998 tarihli vekâletnamedeki görevin kötüye kullanılarak, dava dışı kooperatifle 5 daire karşılığı sözleşme yapılıp, 5 dairenin 1/2’sinin kendilerine ait olması gerekirken kendilerine 1 adet daire verildiğini ileri sürerek 1,5 dairenin daha kendilerine verilmesi gerektiği ve davalılar üzerindeki kayıtların iptâli ile adlarına tescilini talep ve dava etmişlerdir. Davalılar cevaplarında, vekâlet görevinin kötüye kullanılmadığını savunmuş ve davanın reddini istemişler, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların davalı … dışındaki davalılara yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı …’a yönelik temyiz itirazlarına gelince; bu kişi dava konusu olup inşaat yapılan 2 ve 9 no’lu parselin maliki evvellerinden …nın mirasçısı olup, davacıların murisi ve diğer hissedar …nın 22.12.1998 tarihli vekâletnamesi uyarınca 08.08.2000 tarihli inşaat sözleşmesini vekâleten imzalayan şahıstır. Dolayısıyla hem vekil ve hem de hissedar sıfatını taşımaktadır. Davanın çözümü için vekilin vekâlet görevini kötüye kullanıp kullanmadığının tespit ve takdiri gerekmektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki inşaat yapılan 9 no’lu parsel üzerinde davacıların murisi …nın hissesi bulunmadığından davacıların bu parselin 1/2’sine sahip olduklarına dair iddiaları yerinde bulunmamaktadır. Dolayısıyla davanın, davacıların sadece 2 no’lu parselde 1/2 oranında pay sahibi oldukları gözetilerek çözümü gerekmektedir. Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında davacılara 1.48 oranında daire düşmesi gerektiği belirtilmiş ise de, bu oran hesaplanırken 9 no’lu parselin hisse durumunun dikkate alınıp alınmadığı açıklanmamıştır. Esasen raporlar da hükme yeterli bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan yeniden yapılacak keşif sonucunda alınacak rapor ile her iki arsanın konumu, hisse durumları, inşaat sözleşmesinin yapıldığı tarihteki rayiçlere göre davacılara ait 2 no’lu parseldeki 1/2 hisselerine karşılık ne miktar daireye hak kazanacakları açıklattırılmalı ve dosyadaki diğer delillerle değerlendirilerek vekâlet görevini kötüye kullanarak davacıların murisinin aleyhinde akit yapıldığının saptanması halinde, belirlenecek oran üzerinden davalı …’a ait tapu kayıtlarının iptâli ile davacılar adına tesciline veya duruma göre uygun bir bedelin davalıdan tahsiline karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile davanın tüm davalılar açısından reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde yazılı nedenlerle davacıların, davalılar … …, …, … ve …’ya yönelik temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davacılar yararına ve davalı … aleyhine BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 12.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.