Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/1566 E. 2008/3678 K. 03.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1566
KARAR NO : 2008/3678
KARAR TARİHİ : 03.06.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekilerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Taraflar arasındaki uyuşmazlık 23.11.1993 tarihli inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklamıştır. Davacı yüklenici, davalı arsa sahibidir. Yüklenici tarafından açılan davada inşaat yapımı sonunda kendisine devri gereken B bloktaki arsa paylarının yüklenici adına tescili, mümkün olmadığı takdirde 200 milyar lira inşaat bedelinin davalıdan tahsili istenmiş, arsa sahibince açılan karşı davada ise cezai şart alacağının tahsili ile uğranılan menfi zararın tazmini talep olunmuş, mahkemece her iki davanın da reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Kooperatifçe açılan davada öncelikle tapu iptal ve tescil, mümkün olmadığı takdirde inşaat bedelinin tahsili istenmiş, mahkemece davanın sebepsiz iktisaptan kaynaklandığı ve bir yıl içinde açılmadığından bahisle zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa Borçlar Kanunu’nun 126/4. maddesi uyarınca eser
sözleşmesinden kaynaklanan davalar kural olarak 5 yıllık zamanaşımına tâbi olup olayda sebepsiz iktisap zamanaşımının uygulanmıyacağı Hukuk Genel Kurulu’nun 17 10.1962 gün 14/35 sayılı, yine 6.1.1968 gün T.728 esas 6 karar sayılı kararları gereğidir. Bu nedenle mahkemece asıl davanın esasına girilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi yerine zamanaşımına uğradığından dolayı reddi doğru olmamıştır.
Diğer yandan Borçlar Kanunu’nun 106. ve 108. maddeleri uyarınca akdi haklı olarak fesheden taraf feshe sebep olan diğer taraftan menfi zararlarını isteyebilecektir. Bu nedenle mahkemece gerek asıl davada istenen inşaat bedeli gerekse … sahibinin uğradığı menfi zararın tespiti bakımından işin esasına girilip B bloktaki inşaatın yapılacak güçlendirme ile işe yarayacağı dikkate alınıp gerek sözleşme öncesi ve gerekse deprem sonucunda değişen imar durumları ve arsa sahibince fesihten sonra başka birisiyle yapılmış sözleşme varsa bu sözleşmede öngörülen şartlar da gözetilerek ve bu konularda bilirkişilerden rapor alınarak dava sonuçlandırmalıdır.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde davanın sonuçlandırılması doğru olmamış kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda birinci bendde yazılı sebeplerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2 bend uyarınca kabulüyle hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 03.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.