YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1588
KARAR NO : 2009/906
KARAR TARİHİ : 20.02.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat….. ile davalı vekili avukat ……. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, dava dilekçesinde sözlü olarak yapıldığını iddia ettiği kat karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle davalı adına tapuda kayıtlı olan Kartal Rahmanlar 1996 ada 23 parsel sayılı 1353 m2 yüzölçümlü arsanın 272 m2’sinin tapu kaydının iptâli ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline, bunun mümkün olmaması halinde yapılan inşaatın dava tarihindeki rayiç bedelinin tesbiti ile faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, dava dilekçesinde değeri 5.000,00 TL olarak göstermiş, mahkemece istediği tazminat miktarının açıklanması ve harcının yatırılması için verilen süre üzerine 13.04.2004 tarihinde harcını yatırarak istediği bedeli 3.669.516,40 TL olarak açıklamıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, taşınmaz üzerindeki inşaatın kaba kısmının 1993 yılında tamamlandığını, inşaatı müvekkilinin yaptırdığını, taraflar arasında resmî herhangi bir sözleşme yapılmadığı gibi yazılı bir sözleşme de bulunmadığını, davacının zaman zaman inşaatın başında bulunduğunu, herhangi bir harcama yapmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı tarafından davacıya 03.09.1991 ve 27.08.1997 tarihlerinde Kadıköy 4. Noterliği’nde iki adet vekâletname verildiği, bu vekâletnamelerde davalının davacıya çeşitli yetkiler verildiği belirlenmiştir.
Davacı vekili 02.02.2005 tarihli dilekçesi ile açtığı davayı ıslah etmiş, müvekkilinin davalının yukarıda belirtilen vekâletnamelere dayanarak vekili olduğunu, dava konusu parsel üzerine inşaatı davalının vekili olarak yaptırdığını, bunun için harcamalar yaptığını belirterek, vekil sıfatıyla inşaata harcadığı paranın harcandığı tarih itibariyle belirlenmesini ve işlemiş faizi ile birlikte tahsilini istediklerini bildirmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu parsel üzerine yapılan inşaatın dava tarihi itibariyle belirlenmek, davalı ödemeleri düşülmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde kat karşılığı inşaat sözleşmesinden söz edip, buna dayalı olarak istekte bulunmuşsa da, 02.02.2005 tarihli ıslah dilekçesinde müvekkilinin yüklenici sıfatının olmadığını, davalının vekili olduğunu belirterek, inşaata harcadığı paranın harcandığı tarih itibariyle belirlenmesini ve işlemiş faizi ile birlikte tahsilini istediğini bildirmiştir. Dosyada bulunan Kadıköy 4. Noterliği’ne ait 03.09.1991 ve 27.08.1997 tarihli vekâletnameler dikkate alındığında, davacının davalının vekili olduğu sonucuna varılmaktadır. Davacı vekili ıslah dilekçesinde müvekkilinin inşaata harcadığı paranın harcandığı tarih itibariyle belirlenmesini ve faiziyle birlikte tahsilini istediğine göre, davacıdan dava konusu parsel üzerindeki inşaat için yaptığı harcamalara ilişkin tüm belgelerin istenmesi, harcama miktarı belirlendikten sonra, davalı tarafından yapılan ödemeler düşülmek suretiyle varsa davacının alacağının tahsiline karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu kurallara uyulmayarak davacı yüklenici gibi kabul edilmek suretiyle inşaatın dava tarihi itibariyle değeri belirlenerek sonuca varılması doğru olmamıştır.
Yapılması gereken iş, hukukçu, mali müşavir ve inşaat mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınarak, davacı vekilinin ıslah dilekçesindeki istemi de değerlendirilmek suretiyle, davacı tarafından vekil sıfatıyla dava konusu parsel üzerine yapılan inşaat nedeniyle belgeye dayalı harcamaların miktarlarının belirlenmesinden, davalının ödemelere ilişkin itirazları da dikkate alınmak suretiyle, davacı tarafından tutulan defterdeki ödemeler değerlendirilerek yapılan harcamalar nedeniyle davalı tarafından vekili olan davacıya ödenmemiş inşaat harcaması varsa bu miktarın karar altına alınmasından ibarettir.
Kabule göre de karar altına alınan miktarın 5.000,00 TL’sine dava tarihinden, kalan kısmına eksik harcın yatırıldığı 13.04.2004 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi ve davanın reddedilen kısmı üzerinden davalı yararına vekâlet ücretinin karar altına alınmaması da bozma nedenidir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 625,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 20.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.