Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/1690 E. 2009/1281 K. 09.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1690
KARAR NO : 2009/1281
KARAR TARİHİ : 09.03.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, 24.11.2003 tarihli kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl davanın davacısı yüklenici, davalıları ise arsa malikleridir. Birleşen davayı arsa sahipleri açmışlardır. Yüklenici asıl davada, sözleşme uyarınca devri gereken bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptâli ile adına tescilini ve davalıların sözleşmeye aykırı hareketleri nedeniyle 100.000,00 YTL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada ise arsa sahipleri sözleşmenin ifayla sonuçlanmadığını ileri sürerek akdin feshini istemişlerdir. Mahkemece toplanan delillere ve alınan bilirkişiler kurulları raporlarına dayanılarak her iki davanın da reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle yanlar arasındaki sözleşmede işin teslim süresi iş günü olarak saptanmış olup arsa sahiplerince açılan fesih davasının tarihi itibariyle sürenin dolmamış bulunmasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Asıl davadaki uyuşmazlık yüklenicinin inşaatı getirdiği seviye itibariyle kaç bağımsız bölüm almaya hak kazandığı ve sözleşmeye göre yükleniciye verilmesi gereken 3 nolu dairenin arsa sahibi İsmail tarafından yüklenici namına satılıp satılmadığı, bu satış işlemine yüklenicinin muvafakat edip etmediği noktalarında toplanmaktadır. İnşaat, sözleşmesine uygun şekilde eksiksiz teslim edilmediğinden yüklenicinin tüm bağımsız bölümleri tescile talep hakkı bulunmamakla beraber, getirilen seviyeye göre avans niteliğinde tescil istemekte haklı olup olmadığının belirlenmesi için inşaat seviyesinin kesinlikle tespitinde zorunluluk bulunmaktadır. Mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda inşaat seviyesi %68, ikinci raporda %69 olarak tespit olunmuş, son raporda ise eskisine göre imalâta devam edildiği belirtilmiş olmasına rağmen inşaat seviyesi açıklanmamıştır. Bunun dışında Mamak Belediye Başkanlığının 10.11.2004 tarihli yazısında imalât seviyesi %90 olarak kabul edilmiştir. Bu durumda mahkemece inşaatın son seviyesi sözleşme hükümleri dikkate alınarak saptanmalı, 3 nolu dairenin yüklenici namına satıldığına ilişkin iddia ve savunmalar ve bununla ilgili deliller değerlendirilerek yüklenicinin alabileceği bağımsız bölüm adedi ve aldıkları dikkate alınarak dava sonuçlandırılmalıdır. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yüklenici tarafından açılan davanın tümüyle reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bendde yazılı nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 09.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.