Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/1785 E. 2009/1192 K. 05.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1785
KARAR NO : 2009/1192
KARAR TARİHİ : 05.03.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, iş bedeli ve kâr mahrumiyetinin tahsiliyle kesin teminat mektubunun iptâli (iadesi) istemleriyle açılmış, mahkemece iş bedeli isteminin kısmen kabulüne, kesin teminat mektubunun iptâline (iadesine), kâr mahrumiyeti isteminin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı yüklenici şirketin tüm, davalı iş sahibi Belediyenin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece verilen kararların infazda tereddüte yer bırakmayacak şekilde açık olması gerekir. Mahkeme kararında KDV miktarı gösterilmediği gibi, faizin başlangıç tarihi de belirtilmemiştir. Yapılan hesaplama sonucunda karar altına alınan miktara göre KDV 17.641,80 TL olarak bulunmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde tarih göstermeksizin faiz isteminde bulunduğundan faizin dava tarihinden itibaren başlatılması gerekir. Ayrıca davacı yüklenici şirketin fatura kesmek suretiyle KDV miktarını ödediğine ilişkin dosyada belge bulunmadığından, davacı tarafından henüz ödenmediği anlaşılan karar altına alınan KDV yönünden faiziyle tahsil kararı verilmesi doğru olmamıştır.
3-Asıl davanın reddedilen kısmı üzerinden, birleşen davanın tamamen reddedilmiş olması dikkate alınarak tamamı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanacak nisbi vekâlet ücretinin karar altına alınması gerekirken, her iki dosyada davalı yararına eksik vekâlet ücreti takdiri, ayrıca birleşen dosyada vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesi şeklinde hüküm kurulması da hatalı olmuştur.
Kararın bu yönlerden bozulması gerekirse de, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle davacı yüklenici şirketin tüm, davalı iş sahibi Belediyenin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentler uyarınca davalı Belediyenin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın hüküm fıkrası 1 no’lu bendinin karardan tamamen çıkarılmasına, yerine “60.000 USD iş bedeli ile 17.641,80 TL KDV’sinin, iş bedeli için 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek orandaki faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, iş bedeli olarak karar altına alınan USD aynen ödenmediği takdirde TL karşılığının fiili ödeme günündeki kur dikkate alınarak hesaplanmasına, KDV miktarına faiz yürütülmesi isteminin reddine” cümlesinin yazılmasına, ayrıca kararın hüküm fıkrası 7 no’lu bendinin ikinci satırında yer alan “1.352,00” rakamının karardan çıkarılmasına, yerine “19.500,00” rakamının yazılmasına, kararın hüküm fıkrasının 8 no’lu bendinin ikinci satırında yer alan “1.350,00” “davalıdan” ve “davacıya” rakam ve kelimelerinin karardan çıkarılmasına, yerlerine sırayla “3.290,00” “davacıdan” “davalıya” rakam ve kelimelerinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 625,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı yüklenici şirketten alınarak, Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davalı …’ye verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.666,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 05.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.