YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1791
KARAR NO : 2009/1151
KARAR TARİHİ : 03.03.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat …. Davalılar vekilleri gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 15.11.2002 tarihli sözleşmeden kaynaklanmıştır. Davacıya ait 3 katlı binanın üzerine çatı katı yapımı konusunda anlaşılmış, işçiliği davalı Halil, yönetmeliğe ve projelere uygun çatının yapılması kontrollüğünün takibi ise davalı şirkete verilmiştir. Sözleşme konusu işin imar mevzuatına aykırı yapılması nedeniyle yıkım kararı ve para cezası uygulanması üzerine davacı iş sahibi davalılara ödediği iş bedeli ile yine ödemek zorunda kaldığı para cezasının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece imalâtın kaçak yapıldığını ve yasal hale getirilme imkanının bulunmadığını davacının bildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmıştır. İşin yapımını üstlenen yüklenici eseri sözleşmesine, amacına yasa ve yönetmeliklere ve tekniğine uygun bir biçimde imâl edip iş sahibine teslim etmekle yükümlüdür. Yüklenici işin uzmanı olup her aşamada yapılan imalâtın imar mevzuatına, plan ve projesine uygun olup olmadığını bilmek zorundadır. Esasen sözleşmede (Yönetmeliğe ve projelere uygun çatının yapılması) denilmek suretiyle işin yasalara uygun şekilde yapılacağını davalıların bildiğinin kabulü gerekmektedir. Sözleşmede kararlaştırılan çatı katı yapma işi yasal olarak mümkün değilse, davalı yüklenicilerin bu durumu iş sahibine ihbar etmeleri zorunludur. Aksi takdirde BK’nın 357/son maddesi uyarınca mevzuata aykırılıkların sonuçlarına katlanmak durumundadır. Davalılar plan ve proje yapımı ve gerekiyorsa inşaat ruhsatı alınması için davacıyı uyarmamış inşaat kaçak olmasına ve mühürlenmesine rağmen inşaata devam etmek suretiyle ayıplı bir eser meydana getirmişlerdir. Dosya kapsamında uyarı görevini yaptıklarına dair bir delil de bulunmamaktadır. Davacı iş sahibi yıkımı gereken inşaatı kabul etmek zorunda olmadığından bu nedenle ödediği bedeli geri isteyebileceği gibi, kaçak yapım nedeniyle ödemek zorunda kaldığı para cezasını da talep edebilecektir. Bu nedenle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı … yararına BOZULMASINA, 625,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 03.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.