YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1945
KARAR NO : 2008/3546
KARAR TARİHİ : 30.05.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat …. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan yüklenici alacağının tahsili amacıyla davalı hakkında girişilen icra takibine yönelik itirazın iptâline ve takibin devamına ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı yanca, aleyhinde yapılan icra takibinde yetkili icra dairesinin İskenderun olması sebebiyle hem icra dairesinin yetkisine ve hem de borcun aslına itiraz edilmiştir. Dava bu itiraz üzerine açıldığından mahkemenin öncelikle icra dairesine yapılan yetki itirazının yerinde olup olmadığını incelemesi, yetki itirazının haklı bulunması halinde itirazın iptâli davası yetkili icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılacağından ve ortada yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir takip bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekir. Dava konusu olaya gelince HUMK’nın 9. maddesi uyarınca her dava, davalının ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesinde veya HUMK’nın 10. maddesi uyarınca akdin icra olunacağı ya da HUMK’nın 22. maddesi gereğince kamu düzenine ilişkin olmadıkça sözleşmede kararlaştırılan yer mahkemesinde açılabilir. İcra İflas Kanunu’nun yetkiye ilişkin 50 nci maddesinde de yetki itirazının HUMK’daki yetki kurallarına göre
LN
./..
s.2
15.H.D.
2008/1945
2008/3546
değerlendirileceği hususu düzenlenmiştir. Temyize konu davada davalının ikametgâhı, akdin icra olunacağı yer ve sözleşme ile yetkili kılınan mahal İskenderun olup, davacı yetkili icra dairesinde takip yapmadığından yetkili icra dairesini seçme yetkisi davalı borçluya geçmiştir. Davalı borçlu da yetkili icra dairesini doğru biçimde İskenderun olarak gösterdiğinden mahkemece borçlunun icra dairesinin yetkisine yaptığı itirazı haklı bularak yetkili icra dairesinde takip yapılmaması nedeniyle şartları oluşmayan itirazın iptâli davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulü doğru olmadığından kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 30.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…