YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1951
KARAR NO : 2009/1863
KARAR TARİHİ : 31.03.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yapımı yüklenilen inşaatın yasaya aykırı inşaası nedeniyle yıkımına karar verildiğinden sözleşmenin fesih edildiği, bu nedenle uğranılan maddi ve manevi zarar ile davacıya ait bağımsız bölümlerin yüklenici dışındaki davalı tarafından haksız işgali sonucu ecrimisil alacağının ödenmesi istemiyle açılmıştır. Davalılar reddini savunmuş, mahkemenin davanın reddine dair kararı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacılar ile davalılardan … arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/633 Esas 2007/59 Karar sayılı kararıyla geriye etkili olmak üzere feshine karar verilmiştir. Borçlar Kanunu’nun 106. maddesindeki seçimlik hakkını sözleşmeyi fesih doğrultusunda kullanan arsa sahibi sözleşmenin hükümsüzlüğünden kaynaklanan olumsuz zararlarını (menfi zararını) isteyebilir (BK. 108. md). Somut olayda davacı hem dairelerin zamanında teslim edilmeme nedeniyle, hem de yasalara uygun inşaat yapılmaması nedeniyle zarara uğradığını belirterek istemde bulunduğuna göre, geç teslime ilişkin zarar istemi sözleşmesinin ifasına bağlı olmakla, kısaca olumlu zarar niteliğinde bulunduğundan buna ilişkin istemin reddine karar verilmesi isabetli ise de, diğer zararlarının nelerden ibaret olduğu davalıya açıklattırılmadan istemin tümüyle reddi doğru olmamıştır. Öte yandan yükleniciden yer satın aldığından bahisle 1 nolu daireyi işgal eden davalı Mustafa Gidenayak, inşaatın yasal olmaması ve yüklenicinin daireye hak kazanmadığından dolayısıyla adı geçene yapılan temlik de geçerli olamayacağından dairenin haksız işgal edildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle arsa sahibi davacının haksız işgal (ecrimisil) tazminatı isteyebileceği kabul edilmelidir. O halde mahkemece yapılması gereken iş; menfi zarar kapsamında ne miktar istemde bulunulduğu, zararın nelerden ibaret olduğu davacıya açıklattırılmalı, bu hususta gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılmalı, yine diğer davalıdan isteyebileceği ecrimisil tutarı da bilirkişiye hesaplattırılmalı, sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Bu hususlar üzerinde durulmadan davanın reddi usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 31.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.