YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1977
KARAR NO : 2009/1634
KARAR TARİHİ : 23.03.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; 02.11.1992’de geçici kabulü, 28.03.2005’de kesin kabulü onaylanan ve yapımı davalı şirketçe gerçekleştirilen Kars Halit Paşa İlköğretim Okulu inşaatının sözleşme ve tekniğine uygun yapılmaması yüzünden yıkılıp yeniden yapımı için gerekli bedelin davalı yükleniciden tahsili isteminden kaynaklanmıştır. Asıl davada, 250.000.000.000 TL’nin tahsili talep edilmiş, 11.09.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile istenen miktar artırılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle asıl davanın açıldığı tarih ile kesin kabulün yapıldığı tarih arasında BK’nın 126/IV. maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçmemiş olmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava, eserin sözleşme ve tekniğine aykırı yapılması ve bilhassa ayıplı malzeme kullanılması nedenine dayandırıldığından olayda yüklenici açısından BK’nın 126/IV. maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekir. Zamanaşımının başlangıcı, işin kesin kabulünün yapıldığı 28.03.1995 tarihidir. Bu tarih ile ıslah yolu ile ikame olunan davanın açıldığı 11.09.2007 tarihine kadar süre dolmuş olup, davalının müddetinde yaptığı zamanaşımı def’i yerindedir. Bu nedenle ıslah yoluyla açılan davanın, zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, zamanaşımı def’inin reddi ile davanın kısmen kabulü doğru görülmemiştir.
Asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; Bu dava yönünden davacı idarenin zararı 2003 yılı (dava tarihi) rayiçleri dikkate alınarak hesaplanmıştır. Oysa inşaattaki yapım hataları sebebiyle meydana gelen hasarlar 03.10.2001 tarihinde kısmen belirlenmiş, 2002 yılında bilirkişilerden alınan 19.04.2002 tarihli raporla idarenin zarar miktarı saptanmıştır. Bu durumda davacı idarenin oluşan zararın artmaması bakımından bir an önce davasını açması gerektiğinden ve olayda davalının bir oyalaması da söz konusu olmadığından davacı zararı 2002 yılı mahalli rayiçleri ile hesaplanmalıdır. (BK’nın 98-44 maddeleri). Bu nedenle mahkemece bilirkişiler kurulundan ek rapor alınarak idarenin zararının 2002 yılı fiyatlarından belirlenmesi, asıl davadaki miktarı geçmemek üzere davalıdan tahsiline, ıslahla açılan davanın ise zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle reddine karar verilmelidir.
Bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde yazılı nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 23.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.