Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/2036 E. 2009/1529 K. 16.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2036
KARAR NO : 2009/1529
KARAR TARİHİ : 16.03.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Davada deprem sonucu binada meydana gelen hasarın davalılardan tahsili talep edilmiş, mahkemece davalı … hakkında açılan davada karar ittihazına yer olmadığına, şirket hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne dair verilen karar İbrahim dışındaki davalılar ile davacı vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ile davalı … Hafriyat Ltd. Şti’nin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davalı … yönünden ise dava sebebi haksız fiile dayandırılmıştır. BK’nın 126/IV. maddesi uyarınca eser sözleşmesinden doğan alacak davaları 5 ve 10 yıllık, BK’nın 60. maddesi uyarınca ise haksız fiilden kaynaklanan davalar 1 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerine tâbidir. Davacıya ait inşaat, sözleşmesine göre 25.10.1980’de teslim edilecek olup, dosyada mevcut belgelerden 21.11.1984’den önce binaya davacı tarafından ilave kat yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı …’in komşu parselde yaptığı inşaat nedeniyle oluşan zarar ise 29.06.1992’de gerçekleştirilen keşif sonucunda saptanmıştır. Bu durumda BK’nın 128. maddesi uyarınca davalı … yönünden alacak 1992 yılında diğer davalılar açısından ise 1984 yılında, (teslimin yapıldığı tarihte) gerçekleşmiştir. Aksi kabul edilse bile engeç 17.08.1999’da zarar meydana gelmiştir. Bu tarih ile davanın açıldığı 22.01.2003 tarihi itibariyle davalı … açısından zamanaşımı gerçekleştiğinden hakkında açılan davanın bu nedenle reddi yerine kabulü doğru olmamıştır. Diğer davalılar açısından ise, eserin teslim edildiği tarih ile depremin oluştuğu ve davanın açıldığı tarihlere kadar 10 yıllık zamanaşımı süreleri gerçekleşmiştir. Her ne kadar davalılar …, …. ve … Ltd. Şti’nce süreden sonra verilen cevap dilekçesinde zamanaşımı def’inde bulunulmuş olup, “cevap süresinde değil ise de” davacı vekili gerek duruşma zaptındaki beyanında, gerekse cevap dilekçesine karşı verdiği replik dilekçesinde davalıların zamanaşımı savunmalarının süresinde olmadığını bildirmemiş ve karşı çıkmamıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 03.12.2008 gün ve 2008/3-726 Esas 2008/734 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi zamanaşımı def’inin süresinde ileri sürülmediğine dair bir beyan bulunmadığı takdirde zamanaşımı def’inin süresinde yapıldığının kabulü gerektiğinden mahkemece bu davalılar hakkında açılan davanın dahi zamanaşımının gerçekleşmiş olması nedeniyle reddine karar verilmelidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle davacı ile davalı şirketin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davalılar …, …. ve … yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 1,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı …’ye geri verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılar … ve …’a geri verilmesine, 16.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.