Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/2242 E. 2009/3280 K. 01.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2242
KARAR NO : 2009/3280
KARAR TARİHİ : 01.06.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, gecikme tazminatının tahsili istemiyle açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı arsa sahibi … ve davada taraf olmayan diğer arsa sahipleriyle dava dışı … A.Ş. temsilcisi … arasında tarihsiz ve adî yazılı olarak “Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” başlıklı sözleşme imzalanmıştır. Davacı ile dava dışı arsa sahipleri tarafından …. Noterliği’nin 08.03.1994 tarihli vekâletnamesi ile dava konusu … Köyü, 453 parsel numaralı tarla vasfındaki taşınmaz üzerine dilediğine inşaatlar yaptırmak için yetki verilmiştir. Bunun üzerine Hüsamettin Kahraman tarafından davalı kooperatifle 12.03.1994 tarihli “ek sözleşme” başlıklı sözleşme imzalanmıştır. Ek sözleşme başlıklı 12.03.1994 tarihli adî yazılı nitelikteki sözleşmeyi Hüsamettin Kahraman’ın davacı ile bu sözleşmede adları yazılı olan diğer arsa sahipleri vekili olarak imzaladığı anlaşılmaktadır. Bu sözleşmenin içeriği dikkate alındığında devir sözleşmesi niteliğinde olduğu sonucuna varılmaktadır. Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinin TMK’nın 706, BK’nın 213, Tapu Kanunu’nun 26. maddeleri uyarınca noterlerde düzenleme şeklinde yapılması gerekir. Bu husus arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmelerinin geçerlilik şartıdır. Dosyadaki sözleşmelerde bu geçerlilik şartına uyulmamış, sözleşmeler adî yazılı olarak yapılmıştır. Yapılan sözleşmelerin şekil şartına uygun olarak yapılmaması hallerinde, tapu devrinin yapılması veya inşaatın yüklenici tarafından tamamlanması durumlarında da adî yazılı sözleşmelerin tarafları bağlayıcı olacağı kabul edilmektedir. Dava konusu parsel üzerine inşaatın yüklenici olarak davalı kooperatif tarafından yapılıp tamamlandığı anlaşıldığına göre, sözleşmeler tarafları bağlayıcı nitelik kazanmıştır.

… Ticaret Sicili Memurluğu’nun yazısından davalı kooperatifin 26.04.1994 tarihinde kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davaya konu teşkil eden sözleşme ile ek sözleşmenin kooperatifin kuruluşunun tamamlanmasından önce ancak kuruluş aşamasında imzalandığı sonucuna varılmaktadır. Kooperatif tarafından sözleşmeler benimsenerek inşaat tamamlandığına göre, sözleşmelerin davalı kooperatif yönünden bağlayıcı hale geldiğini kabul etmek gerekir.
Mahkemece de kararın gerekçe kısmında arsa sahipleriyle davalı yüklenici kooperatif arasında akdî ilişkinin varlığı kabul edilmiş, ancak geç teslim halinde tazminat ödeneceğine ilişkin düzenleme bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmelerinde gecikme tazminatı ödenmesine ilişkin herhangi bir düzenleme yer almasa dahi, arsa sahiplerinin istekleri halinde mahalli rayiçlere uygun gecikme tazminatının verilmesi Dairemizce kabul edilmektedir. Bu husus Dairemizin yerleşmiş uygulamasıdır.
Bu durumda, davacı arsa sahibinin davası incelenip yerinde uzman bilirkişi aracılığı ile keşif yapılmak suretiyle sözleşmelere uygun şekilde davacının hakettiği gecikme tazminatı miktarının hesaplattırılıp karar altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile geç teslim halinde tazminata hükmedileceğine ilişkin düzenleme olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 01.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.