Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/2336 E. 2009/2859 K. 14.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2336
KARAR NO : 2009/2859
KARAR TARİHİ : 14.05.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ise de miktar itibariyle duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve davacının temyiz dilekçesinin süresi dışında, davalının temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup eksik ve kusurlu iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekili katılma yoluyla verdiği temyiz dilekçesiyle düzeltilerek onama talebinde bulunmuş ise de temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediği gibi temyiz harcı da yatırılmadığı ve bu arada temyiz süresi de geçtiğinden temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi uygun görülmüştür.
3-Davacı TOKİ ile davalılardan Su Yapı Mühendislik ve Müşavirlik A.Ş. arasındaki hukuki ilişki BK’nın 386 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekâlet ilişkisi olup, bu ilişki nedeniyle davalı müşavir firmanın sorumluluğu BK’nın 126/IV. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresine tabiidir.
Davacı ile davalı …. arasındaki ilişki BK’nın 355 ve devamı maddelerinde tanımlanan eser sözleşmesidir. Eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda BK’ nın 359. maddesi hükmünce açık ayıplar yönünden iş sahibi eseri makul sürede muayene ederek varsa kusurları yükleniciye bildirmek zorunda olduğundan bu ayıplar yönünden ve eksik imalât bedelinin tahsili açısından da zamanaşımı BK’nın 126/IV.
maddesine göre beş yıldır. BK’nın 126/son maddesi delaleti ile 125. maddesinde yüklenicinin kasıt veya ağır kusuruyla akdi hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş ve bilhassa ayıplı malzeme kullanmış veya ayıplı bir iş meydana getirmiş olması sebebiyle açılacak davaların 10 senelik zamanaşımına tabiî olduğu düzenlenmiştir. Her halükârda zamanaşımı süreleri kesin kabulün onay tarihinden başlayacaktır (Dairemizin 25.06.2007 gün 2007/853 Esas, 2007/4314 Karar sayılı ilâmı ile benzer içtihatları). Her iki davalı da süresinde zamanaşımı def’inde bulunmuştur.
Bu durumda mahkemece idareden geçici ve kesin kabule ilişkin tutanaklar ve belgeler getirtilerek kesin kabulün onay tarihinin saptanması, konusunda uzman bilirkişi kurulundan alınacak raporla Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/783 Esas 2004/165 Karar sayılı dosyasında hükmedilen alacaklarının, ne miktarının eksik iş, ne kadarının açık ve gizli ayıplı işlere ilişkin bulunduğunun belirlenmesi; kesin kabulün onay tarihi ile eldeki dava tarihi arasında 5 yıllık sürenin geçmiş olması halinde davalı … Mühendislik ve Müşavirlik A.Ş. hakkındaki davanın tümü ile diğer davalı …. hakkındaki davanın eksik işler ve açık ayıplı imalât yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi, gizli ayıplı imalâtlar açısından ise BK’nın 362/son maddesi gereğince ayıbın ortaya çıkmasından sonra derhal ihbar edilmiş ve 10 yıllık zamanaşımı süresi geçmemiş ise belirlenen miktarda kabulüne karar verilmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi ve reddolunan kısım üzerinden davalılar yararına nisbi vekâlet ücreti verilmemesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde yazılı nedenlerle davacının temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2.) bent uyarınca davalı ….’nin diğer temyiz itirazlarının reddine, (3.) bent uyarınca kabulüyle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 14.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.