YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2390
KARAR NO : 2008/5971
KARAR TARİHİ : 13.10.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davaların kabulüne; dava konusu 292 ada 149 nolu parselin ifrazı ile oluşan aynı ada 150 nolu parsel bakımından tapunun iptal ve tesciline; 151 nolu parsel bakımından ise arsa değeri tutarında tazminatın tahsiline dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Dairemizin bozma ilamına uyularak alınan 14.6.2006 tarihli asıl ve 12.2.2007 tarihli ek bilirkişi kurulu raporlarında davacılara verilmesi gereken bağımsız bölümlerin sayısı ve metrekareleri 6,20 adet daire (1011,97 m2) ve 0,70 adet dükkan (91,99 m2) olarak saptanmıştır. Davacılar bu miktar bağımsız bölüm tapusunun iptal ve tescilini istemekte haklıdır. Mahkemenin 9.3.2004 günlü kararında tapu kaydına konulmuş olan ihtiyati tedbirin devamına karar verilmediğinden HUMK’nın 112. maddesi uyarınca tedbir kendiliğinden kalkmış, tedbirin kalkmasının ardından 16.6.2004 tarihinde dava konusu taşınmazlardan 292 ada 151 nolu parselde 16 daire 3 dükkan olarak kat irtifakı kurulmuş ve bu parseldeki bağımsız bölümlerin tamamı davalı … tarafından dava dışı üçüncü kişilere devredilerek elden çıkarılmıştır. Dava devam ederken müddeabihin kısmen üçüncü kişilere devredilmesi üzerine mahkemece davacılar vekiline HUMK’nın 186. maddesinde öngörülen seçimlik hakkı hatırlatılmış, davacılar vekili 10.5.2007 tarihli celsede; kat karşılığı inşaat sözleşmeleri uyarınca müvekkillerine verilmesi kararlaştırılan 11 daire ve 1 dükkanın parasal değerinin mahkemece belirlenmesini, belirlenen değere göre davayı ıslah edeceklerini belirterek seçimlik hakkını tazminat yönünde kullanmış ve davadaki taleplerinin tamamını bedele (tazminata) dönüştürmüştür. Davanın yalnızca üçüncü kişilere devredilen bağımsız bölümlere ilişkin kısmının değil, tamamının tazminata dönüştürüldüğü temyiz dilekçesinden de anlaşılmaktadır. Usul hükümlerine göre müddeabihin kısmen devri halinde davanın tamamının tazminata dönüştürülmesi mümkündür. Bu durumda müddeabihin üçüncü kişilere devredilmeyen kısmı ile ilgili davaya tapu iptali ve tescil davası olarak devam edilemez. Bu kısımla ilgili davaya da tazminat davası olarak devam edilmesi zorunludur. Davada talep edilebilecek tazminatın miktarı ise hak kazanılan bağımsız bölümlerin elden çıkarılma tarihindeki piyasa rayiç değeri ile sınırlıdır.
Bu açıklamalara göre mahkemece yapılması gereken işlem; davada talep ve tahsili istenen tazminat miktarını davacılar vekiline açıklatmak; değer konusunda raporu hükme esas alınan bilirkişiden alınacak ek raporla davacıların hak kazandıkları 1011,97 m2. yüzölçümündeki 6,20 adet daire ve 91,99 m2. yüzölçümündeki 0,70 adet dükkanın satış bedelini dava konusu bağımsız bölümlerden sonuncusunun elden çıkarıldığı 31.8.2005 tarihindeki piyasa rayiçlerine göre saptamak; kararın davalılarca temyiz edilmemiş olması nedeniyle hüküm altına alınacak tazminatın her iki parselin arsa değeri toplamı olan 255.804,00 YTL’den az olamayacağı konusunda davacılar yararına usuli kazanılmış hak oluştuğundan bu husus gözetilerek sözü edilen miktardan az olmamak üzere belirlenen tazminatın davalılardan tahsiline karar vermek ve alacağa son tapu devrinin yapıldığı 31.8.2005 tarihinden itibaren yasal faiz uygulamaktan ibarettir. Mahkemece davanın tamamının tazminata dönüştürülmüş olduğu göz ardı edilerek kısmen tapu iptal ve tescile, kısmen tazminata karar verilmesi, tazminat olarak da bağımsız bölümlerin elden çıkarılma tarihindeki rayiç değeri yerine, keşif tarihindeki arsa değerine hükmedilmesi doğru olmamış, açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle kararın temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 13.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.