Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/2475 E. 2009/2266 K. 17.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2475
KARAR NO : 2009/2266
KARAR TARİHİ : 17.04.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … …. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, iş bedeli ve kesilen teminatların tahsili için başlatılan icra takibinin davalı şirketin itirazı üzerine durması nedeniyle itirazın iptâli, icra takibinin devamı, icra inkâr tazminatı istemleriyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki 19.08.2003 tarihli sözleşmenin Ödemeler başlıklı 5.1 maddesinde “Alt yüklenici iş karşılığı hazırlayacağı ve Garanti tarafından onaylanan hakediş bedelini ona ait faturanın kesilmesinden itibaren 30 gün içinde alır” düzenlemesine yer verilmiştir. Dosyada bulunan 03.10.2007 tarihli bilirkişi raporu içeriğinden icra takibine konu yapılan 10. hakedişe ait faturanın 12.08.2004, 11. hakedişe ait faturanın 16.09.2004, 12. hakedişe ait faturanın 19.10.2004 tarihlerinde davalı şirket tarafından defterlerine kaydedildiği belirlenmiştir. Faturaların tebliğ edilmesi ve deftere kaydedilmesi kural olarak davalı borçluyu temerrüde düşürücü işlem niteliğinde değildir. Ancak davacı şirket davalı şirkete gönderdiği 20.12.2004 tarihli yazıda davaya konu yaptığı fatura bedellerinin 7 gün içerisinde ödenmesini, aksi takdirde hukuksal yollara başvuracaklarını bildirmiştir. Bu yazıda ödenmesi istenen fatura ve hakediş bedellerinin miktarı belirtilmemiştir. Ancak hangi hakedişlerin ve dayanağı faturaların ödenmesinin istendiği açıklanmıştır. Bu yazının gönderildiği tarihte faturalar davalı defterlerinde kayıtlı olduğuna göre miktarlarını davalının bildiği açıktır. Davalı şirket vekilleri 20.12.2004 tarihli yazının kendilerine gönderilmediği şeklinde bir savunmada bulunmamışlardır. Bu nedenle davalı şirketin 20.12.2004 tarihli yazıda tanınan 7 günlük süre eklendiğinde 28.12.2004 tarihinde temerrüde düştüğü sonucuna varılmaktadır. Mahkemece bu durum gözden kaçırılarak davacı şirketin icra takibine konu yapılan iş bedeline yönelik işlemiş faiz isteğinin tümden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş, bilirkişilerden ek rapor alınarak, 28.12.2004 tarihi ile icra takip tarihi arasındaki dönem için mahkemece kabul edilen ödenmeyen iş bedelleri üzerinden işlemiş faiz miktarının hesaplattırılmasından, gerekli değerlendirme ve denetim yapılarak sonucuna göre karar oluşturulmasından ibarettir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle davacı şirketin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın davacı şirket yararına BOZULMASINA, 625,00 TL vekâlet ücretinin davalı şirketten alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı şirkete verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 17.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.