Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/2507 E. 2009/2574 K. 04.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2507
KARAR NO : 2009/2574
KARAR TARİHİ : 04.05.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, yüklenici tarafından açılmış ve fazladan yapılan imalâtın ödenmeyen bedelinin tahsili istenmiştir. Mahkemece daha önce açılan davada fazla haklar saklı tutulduğundan bahisle ilk davada alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece ilk davada alınan bilirkişi raporu dayanak yapılarak sonuca varılmıştır. Söz konusu rapor inşaat mühendisi Süreyya Oruç tarafından düzenlenmiş olup, rapordaki imalâtın tutarı 17.03.2003 tarihli komisyonca düzenlenen teknik raporla uyumlu olmadığı gibi, sözkonusu raporda davacı tarafından davalı idareye verilen 30.12.2002 tarihli dilekçede yapıldığı ileri sürülen imalâtların bedelinin hesaplanması ile yetinilmesi gerekirken, bu dilekçede belirtilmeyen işlerin bedelinin de davacı alacağına katıldığı görülmektedir. İlk açılan kısmî davada, alınan bilirkişi raporu yeterli ve kanaat verici bulunduğu takdirde sonradan açılan davada da, hükme esas alınabilinir ise de, dava konusu olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunun eldeki dava için yeterli incelemeyi içermediği ortadadır. İlk davada talep olunan miktar gözetildiğinde raporun kısmî dava için yeterli bulunduğu anlaşılmaktadır (HGK.nun 03.10.2007 gün ve 2007/15-614 Esas-2007/696 Karar). Bu nedenle mahkemece yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan davacının yaptığı, bedeli ödenmeyen imalât 2002 yılı mahalli rayiçlerinden mahallinde keşif yapılmak suretiyle belirlenip, 30.12.2002 tarihli dilekçedeki imalât kalemleri ile sınırlı kalınarak dava sonuçlandırılmalıdır.
Öte yandan dava tarihinden önce temerrüt oluşmadığı ve açılan kısmî ilk dava, sonradan fazla haklar için açılan davadaki alacak bakımından temerrüt oluşturmayacağından faizin eldeki davanın açıldığı tarih yerine ilk dava tarihinden başlatılması doğru olmadığı gibi, davalı Bakanlık 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu halde davalının harç ile sorumlu tutulması da doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde yazılı nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 04.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.