Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/265 E. 2008/3840 K. 10.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/265
KARAR NO : 2008/3840
KARAR TARİHİ : 10.06.2008

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, borçlu davalının icra takibine vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, … 10. İcra Müdürlüğü’nün 2006/8327 takip sayılı dosyası üzerinden hakkında başlatılan icra takibine takip borçlusu davalının vâki itirazının kabulüne karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
… 10. İcra Müdürlüğü’nün 2006/8327 takip sayılı dosyası kapsamından; altı adet fatura dayanak alınarak adi takip yoluyla davacı tarafından 5.246,98 YTL asıl alacak ve 3.724,47 YTL işlemiş temerrüd faizinin tahsili istemiyle davalı hakkında başlatılan icra takibine, süresinde takip borçlusu davalının itirazda bulunduğu anlaşıldığı gibi, takip konusu asıl alacak üzerinden itirazın iptâli istemiyle açılan davanın da 1 yıllık süresi içinde açıldığı saptanmış bulunmaktadır.
Takip borçlusu davalı, süresindeki itirazında takibin başlatıldığı … 10. İcra Müdürlüğü’nün yetkisine itirazda bulunarak …İcra Müdürlüğü’nün yetkili olduğunu bildirdiği gibi, borca da itirazda bulunmuştur. Ancak, itirazın iptâli davası, …İcra Müdürlüğü’nde yeniden takip başlatılmadan …Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açılmıştır. Bilindiği üzere, icra takibi sebebiyle gönderilen ödeme emrine karşı borçlu sadece yetki itirazında bulunmuş ise, bu itirazın kaldırılması yetkisi münhasıran icra mahkemesine
ait olup, yine yetki itirazıyla birlikte borcun esasına itiraz edilmişse alacaklı gerek gördüğü takdirde bu itirazın kaldırılmasını yine icra mahkemesinden isteyebileceği İcra ve İflas Kanunu’nun 50/2. maddesi hükmü gereğidir. Yetki itirazıyla birlikte borcun esasına itiraz edildiği durumda ise; alacaklı, icra mahkemesine başvurmadan aynı Yasanın 67. maddesi hükmü gereğince itirazın iptâli davasını mahkemede açmışsa, mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisi araştırılmalı ve şayet buna ilişkin itiraz yerinde değil ise, borcun esasına karşı itirazın incelenmesine geçilerek hüküm kurulmalıdır. İcra dairesinin yetkisiz olduğu sonucuna varılması durumunda ise, mahkemece borcun esasına yönelik itirazın incelenmesine geçilmeksizin takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın bu yönden reddine karar verilmelidir.
Somut olayda ise, icra takibinde …İcra Müdürlüğü’nün yetkili olduğunu kabul ettiği halde yetkili icra müdürlüğünde icra takibi başlatmadan itirazın iptâli davası açılmıştır. Ortada geçerli bir icra takibi bulunmadığına göre, davanın reddi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 10.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.