Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/277 E. 2009/434 K. 30.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/277
KARAR NO : 2009/434
KARAR TARİHİ : 30.01.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca bağımsız bölümlerin adına tescili, olmadığı takdirde bedelinin ödenmesi istemiyle açılmış, daha sonra bir bağımsız bölümün tescili, kalan pay için de bedelin ıslah edilmiş miktarının ödenmesi istenilmiştir. Davalı reddini savunmuş, mahkemenin, davacının kabul ettiği ve kura tutanağında belirlenen bağımsız bölümün davacı adına tesciline, kalan pay karşılığı bedelin tahsiline dair kararı davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Taraflar arasındaki sözleşmede arsa sahibi davacıya, inşaatın %35’ine isabet eden dairelerin verilmesi, teknik şartlar başlıklı bölümünün 1. maddesinde ise bu orana tekabül eden 348,40 m2 inşaat kullanım alanı tevdiî edilecek yerde proje uygulamalarından doğan eksilmelerin (merdivenler, asansör boşluğu, aydınlık) hisse nisbetinde toplama katılacağı kararlaştırılmıştır. Bu haliyle proje uygulamalarından doğan boşlukların da brüt alana katılması gerektiği anlaşılmaktadır. Oysa; hükme dayanak bilirkişi raporunda inşaat kullanım alanı hesaplanırken ışıklık, balkon boşluğu ve bahçe hariç tutularak davacıya isabet eden daire alanı bulunmuştur. O halde yapılması gereken iş, bilirkişiden ek rapor alınarak taraflarca sözleşmede de kararlaştırıldığı gibi ışıklık, balkon boşluğu gibi alanlar düşülmeden inşaatın brüt alanının bulunması ve buna göre davacıya isabet eden %35 pay karşılığı alan hesabı yapılarak, sonucuna göre hüküm kurulmasından ibarettir.
Öte yandan dava 28.12.2006 tarihinde harcı ödenmek suretiyle ıslah edilmiş olduğu halde, alacağın tamamı davada istenmiş gibi ıslahla arttırılan miktara ıslah tarihi yerine dava tarihinden faiz yürütülmesi de, usul ve yasaya aykırı olmuştur (BK 101/1. madde).
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz isteklerinin reddine, (2.) bent gereğince kabulüyle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 30.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.