Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/2808 E. 2009/1888 K. 31.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2808
KARAR NO : 2009/1888
KARAR TARİHİ : 31.03.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat …. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesine dayalı gecikme cezasının tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin ödemeler ve kesintiler başlıklı 4. maddesinde iş bedelinin %60’nın yükleniciye açılacak koşullu akreditif ile ödeneceği kararlaştırılmıştır. Finansbank A.Ş…. Şubesinin dosyaya giren 04.05.2007 tarihli cevabi yazısında, … Limited Şirketinin 31.10.2003-11.10.2003-13.11.2003-17.11.2003 tarihlerinde şubelerinde açtığı akreditiflere ilişkin tüm kayıtların gönderildiği bildirilmiştir. Mahkemece bu kayıtlara göre hukukçu ve inşaat mühendisinden oluşturulan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılmış, alınan raporda akreditiflerin davalı adına davacı tarafından geç açıldığı anlaşılmakla cezai şart isteminin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Akreditifin açılma usulü sözleşmeden anlaşılamadığından yukarıda sözüedilen banka kayıtlarına göre ne şekilde açıldığının bilirkişice incelenmesi gerekir. Özel ve teknik bilgiyi gerektiren bu hususta ise konunun uzmanı bilirkişiden rapor alınması zorunludur (HUMK’nın 275. maddesi). Hükme dayanak raporu düzenleyen bilirkişilerin ise konunun uzmanı olmadığı ortadadır. O halde yapılması gereken iş, banka muamelelerinden anlayan yeniden atanacak uzman bilirkişiye banka kayıtları inceletilerek akreditif açma yükümlülüğünün hangi tarafa ait olduğu ve gecikme olup olmadığı hususunda ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmalı, sonucuna göre davadaki istem hakkında hükme varılmadır. Yetersiz bilirkişi raporuyla davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 625,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 31.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.