Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/2816 E. 2009/1858 K. 31.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2816
KARAR NO : 2009/1858
KARAR TARİHİ : 31.03.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, davalıda mevcut alacağın tahsili, birleşen dava gabin hukuksal nedenine dayalı olarak 06.01.2006 tarihli ibranamenin feshi istemine ilişkindir. Mahkemece sabit olmayan davaların reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında davalı kooperatife ait binaların istinat duvarlarının yapımı konusunda bir anlaşmanın varlığı tartışmasızdır. Davacı yüklenici davalı kooperatiften alacaklı olduğunu, alacağının ödenmediğini, 20.000,00 TL ödemeye razı olması halinde ödeme yapılacağının bildirilmesi üzerine firmasının zor durumda kalması nedeniyle 06.01.2006 tarihli ibranameyi imzalamak zorunda kaldığını belirterek eldeki davayı açmış bulunmaktadır. İbranamenin imzalanmasından bir gün önce 05.01.2006 tarihinde davacı müzayaka halinde olduğunu belirterek davalı tarafından teklif olunan ödemeyi kabul edeceğini davalıya noter kanalıyla bildirmiştir.
BK’nın 21. maddesinde düzenlenen gabinin şahsa bağlı subjektif ve ivazlara bağlı objektif olmak üzere iki şartı mevcut olup olayda bu şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi lazımdır. Davacı yüklenici olup mesleği gereği olayda hiffetinden veya tecrübesizliğinden yararlanılarak ibranamenin imzalandığı düşünülemez ise de, müzayaka halinin gerçekleşmesi halinde olayda gabinin subjektif unsurunun da gerçekleştiği kabul
edilmelidir. Dosya kapsamından, özellikle davalı kooperatifin davaya karşı yaptığı savunmalardan davacının müzayaka halinde bulunduğu, çeşitli kişilere borçları olup, senetlerin de bu sebeple değiştirildiği anlaşılmaktadır. İbranamenin imzasından bir gün önce de bu durum davalıya ihtar edilmiş olduğundan davacının müzayaka halinde olduğu bilinerek ibranamenin düzenlendiği, dolayısıyla subjektif şartın gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Gabinin objektif unsurunun oluşup oluşmadığının da incelenmesine gelince; davacı davalıdan 80.000,00 TL alacaklı olduğunu, zor durumda kalması nedeniyle 20.000,00 TL’lik bir alacağa razı olarak ibranameyi imzaladığını belirtmiş ise de, davalı bu miktar borçlu olduğunu kabul etmemiştir. Mahkemece davacının davalıdan ne miktar alacaklı olduğu konusunda bir araştırma yapılmamıştır. Böyle olunca olayda gabinin objektif unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilemediğinden bu yöndeki inceleme hüküm tesisine yeterli bulunmamaktadır.
Bu nedenle mahkemece konusunda uzman kişilerden oluşturulacak heyetle gerektiğinde mahallinde keşif yapılmak suretiyle rapor alınıp davacının davalıdan ne miktar alacaklı olduğunun saptanması, belirlenecek davacı alacağı ile ibranamede kabul edilen alacak arasında (ivazlar arasında) açık bir nispetsizlik olup olmadığı takdir olunarak hükme varılmalıdır. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu davanın kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 625,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 31.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.