YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3001
KARAR NO : 2009/3014
KARAR TARİHİ : 22.05.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, yanlar arasında “sözlü” olarak yapıldığı ileri sürülen sözleşmeye dayalı olarak açılmış olup; ödenmeyen iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 15.891,71 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasındaki varlığı ileri sürülen akdi ilişki, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere, niteliğince bir “eser” sözleşmesidir. Davacı alt yüklenici olarak davalının yüklenmiş olduğu Çumra Şehit Koçak İlköğretim Okulu bahçesine beş derslikli anaokulunun, su basmanı hariç, kaba inşaatını yaptığını ve davalı tarafından iş bedeline mahsuben 1.000,00 YTL ödendiğini ileri sürerek; kalan 17.094,39 YTL alacağın davalıdan tahsilini istemekte; davalı taraf ise, bedeli uyuşmazlık konusu olan işin davacı ile birlikte dava dışı ortağı Turgay Görgülü arasında 13.140,00 YTL götürü bedelle ve anahtar teslimi koşullu sözlü sözleşme yapıldığını ve tüm bedelin adi ortaklardan Turgay Görgülü’ye ödendiğini savunmaktadır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 288 ve izleyen maddeleri hükümleri gereğince, uyuşmazlık konusu yapılan iş bedelinin tutarına göre, yanlar arasında az yukarıda belirtilen işin davacı tarafından yapılmasına yönelik olarak sözlü sözleşme yapıldığını davacının, yasal ve yazılı delillerle kanıtlaması zorunludur. Davacı tarafından yazılı delil başlangıcı niteliğindeki delile dayanılmadığından HUMK’nın 292; karşı tarafın onayı bulunmaması nedeniyle de aynı Kanunun 289. maddeleri hükümleri gereğince, yanlar arasında akdi ilişkinin kurulmuş olduğu tanık delili ile kanıtlanamaz. Davacı, yanlar arasında sadece kendisi ile yapılmış eser sözleşmesi olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Oysa, Borçlar Kanunu’nun 364. maddesi hükmü gereğince, yanlar arasındaki sözleşmede başka bir düzenleme kararlaştırılmamış ise, akdi ilişkinin varlığı da kanıtlanmış olması koşuluyla, sözleşme konusu işin sözleşme ve yasa koşullarına uygun şekilde ve tamamlanmış olarak iş sahibine teslim ettiğini ve hakettiği iş bedelinin istenebilir olduğunu yüklenicinin, yasal delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Somut olayda, davalı iş sahibi şirket bedeli uyuşmazlık konusu işin yapımına ilişkin sözlü sözleşmenin adi ortaklar davacı ile dava dışı Turgay Görgülü arasında yapılmış olduğunu kabul etmiş ve davacının da sadece kendisinin yüklenici olduğunu kanıtlayamamış olmasına göre, işin adi ortaklar dava dışı Turgay Görgülü ile davacı tarafından birlikte yapılmış olduğunun kabulü gerekir.
Adi ortaklığın tüzel karşılığı olmadığı gibi, dava ve taraf ehliyeti de yoktur. Dava açmak, özel yetkiyi gerektirir. Adi ortaklık iştirak kurallarına tâbi olduğundan Borçlar Kanunu’nun 534 ve Türk Medeni Kanunu’nun 702. maddesi hükümleri gereğince, bütün ortaklar tarafından birlikte açılması gerekir. Tek ortak tarafından davanın açılması halinde davacıya diğer ortakların davaya katılması veya onaylarının alınıp kendisine temsil yetkisi vermelerini sağlamak üzere, dava açan ortağa uygun süre verilmelidir. Çünkü, adi ortaklar davada zorunlu dava arkadaşlığı durumundadır. Bu hukuksal sebeple, dava dışı ortak Turgay Görgülü’nün açılan davaya onay vermesi; onay alınamaması durumunda ise, adı geçeni davaya dahil edebilmesi için mahkemece, davacıya yeterli süre verilmeden davacının yüklenici olduğunun kabulü ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
O halde, mahkemece yapılacak iş; az yukarıda açıklanan şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra Borçlar Kanunu’nun 366. maddesinde öngörülen yasal yönteme uygun şekilde iş bedelinin 16.891,71 YTL (TL) olduğunu saptayan 03.09.2007 günlü bilirkişi raporu esas alınarak davalı tarafından ödenmiş olduğu yasal delillerle kanıtlanan ödemelerin mahsubuyla varılacak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında hüküm oluşturulmalıdır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 22.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.