Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/3170 E. 2009/3039 K. 25.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3170
KARAR NO : 2009/3039
KARAR TARİHİ : 25.05.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, Ankara Etimesgut İlçesi Süvari Mahallesinde kain imarın 45216 Ada 7 parsel numarasında kayıtlı taşınmaz üzerine inşaat yapımı için imzalanan Etimesgut Noterliğinin 19.09.2001 ve 12990 yevmiye nolu sözleşmenin feshi istemi ile açılmış, mahkemece inşaatın 08.02.2004 tarihinde teslimi gerekirken %76 seviyesinde ikmâl olunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davadan önce 07.03.2006 tarihinde yapılan tespitte inşaatın seviyesinin %76 olduğu kabul edilerek dava sonuçlandırılmıştır. Mahallinde keşif yapılmamış ve inşaatın dava tarihi itibariyle seviyesi saptanmadan dosya üzerinde yaptırılan inceleme ile alınan rapora dayanılmıştır. Davalı, davaya cevap vermemiş ve böylece davayı inkâr etmiş sayılacağından, fesih şartlarının oluşup oluşmadığını davacı kanıtlamalıdır. Nitekim, davalı temyiz dilekçesinde, Sincan Tüketici Mahkemesi’nin 2006/6 Değişik İş sayılı tespit dosyasında belirlenen inşaat seviyesinin, keza Sincan Tüketici Mahkemesi’nin 2007/6 Esas sayılı davasında alınan bilirkişi raporunda belirlenen inşaat seviyesinin %90’ın üzerinde bulunduğunu belirtmiştir. Davalı temyiz dilekçesinde kalan 2 dairenin tapusunun devredilmediğini belirtmekte ise de, tapu devri konusunda davacıyı temerrüde düşürdüğüne dair bir delil ibraz edilmediğinden bu savunmasına itibar olunmamıştır. Bu nedenlerle mahkemece, mahallinde keşif yapılmak suretiyle inşaatın tamamlanma oranı saptanmalı, yükleniciden sonra yapılmış imalâtlar varsa bunların kimler tarafından gerçekleştirildiği belirlenmeli, buna göre olayda 25.01.1984 gün ve 3/1 Sayılı İçtihatı Birleştirme Kararı uyarınca akdin ileriye etkili şekilde feshinin gerekip gerekmediği değerlendirilmeli ve sonucuna göre fesih istemi karara bağlanmalıdır. Öte yandan davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği gözetilerek davacı masraf ve vekâlet ücreti ile sorumlu tutulmamalıdır.
Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile davanın kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 25.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.