Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/3402 E. 2009/3677 K. 16.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3402
KARAR NO : 2009/3677
KARAR TARİHİ : 16.06.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, yanlar arasında yapıldığı ileri sürülen eser sözleşmelerine dayalı olarak açılmış olup; ödenmeyen iş bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 7.779,00 YTL asıl alacağın temerrüt tarihi olan 30.10.2004 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-… Başkanı ile davacı arasında 22.02.2001 tarihli ve “Sözleşme Senedidir” başlıklı adî yazılı sözleşme yapılmış ve sözleşmenin 2. maddesinde açıklandığı üzere 192 m2 alanlı müftülük site inşaatının temel dolgusu ve plakaj beton dökümü başta olmak üzere inşaatın diğer (3) katın kalıp yapma, demir bağlama beton dökümü ve tuğla örme gibi kaba inşaat kısımlarının yapımını davacı yüklenmiş ve iş bedelinin hesabında katların KDV dahil (m2) birim fiyatının 10.000,000 TL; temelin (m2) birim fiyatının ise 12.000,000 TL üzerinden hesaplanacağı sözleşmenin 6. maddesinde açıklanmıştır. Kural olarak, yüklenici tarafından yapımı yüklenilen işin malzemesinin de yüklenici tarafından temin olunacağının kabulü gerekir. Kaldı ki, yanlar arasında 22.02.2001 tarihli sözleşmede de işin malzemesinin işsahibi davalı tarafça karşılanacağına dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Ayrıca, yanlar arasında “Sözleşme Metni” başlıklı ve 16.08.2001 tarihli adî yazılı ayrı bir sözleşme yapılmış ve yüklenici davacı, müftülük sitesinin (1.) katının iç ve dış sıra yapımı işinin yapımını KDV dahil m2/1.500,000 TL bedelle yüklenmiştir.
Davacı yüklenici, sözleşmelerin konusu işleri yaptığını sözleşme ve yasa hükümleriyle fen ve sanat kurallarına uygun şekilde ve tamamlanmış olarak işsahibi davalıya teslim ettiğini ve iş bedelinin istenebilir olduğunu yasal delillerle kanıtlamakla ödevlidir (BK.m. 364.). Davada, davacı tarafından sözleşme dışı iş yapıldığı da ileri sürülerek sözleşme dışı iş bedeli de istenmektedir. Sözleşme konusu iş ya da işlerin bedeli sözleşme hükümlerine göre belirlenebilir. Sözleşme dışı işlere ise sözleşme hükümleri uygulanamayacağından, sözleşme dışı işin yapıldığı zamanki serbest piyasa rayiçlerine göre uzman bilirkişi aracılığıyla yaptırılarak inceleme sonucu sözleşme dışı işin bedeli mahkemece belirlenir (BK.m. 366). Somut olayda ise, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucu sunulan raporlar, yukarıda açıklanan yasal yöntemlere uygun değildir.
O halde, mahkemece yapılacak iş; uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla inşaat üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle; sözleşme konusu işlerin malzemeli bedelinin, birim fiyatları sözleşmelerde gösterildiği üzere esas alınarak sözleşme konusu işlerin bedellerinin hesaplattırılması ve davacı tarafından yasal delillerle kanıtlanmış olan sözleşme dışı işlerin bedelleri ise; az yukarıda açıklandığı gibi, Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi hükmünde öngörülen yasal yöntemle saptanması ve yapılan ödemelerin mahsubuyla varsa davacı alacağının tahsiline karar vermekten ibaret olmalıdır. Açıklanan bu sebeplerle kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
3-Mahkemece, davası kabul edilen alacağa Göynük Noterliği aracılığıyla gönderilen 15.10.2004 tarihli temerrüt ihtarının davalıya tebliğ tarihi olan 30.10.2004 tarihi esas alınarak temerrüt faizi uygulanmış ise de; bu temerrüt ihtarında davalıya bir ay ödeme süresi tanınmış olduğunun gözden kaçırılması doğru olmadığı gibi; aynı noterlikçe davalıya gönderilen 08.12.2005 tarihli temerrüt ihtarının da tebliğ edilip edilmediğinin araştırılmaması ve tebliğ edilmiş ise bu ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta sonrasının davalının temerrüdünün gerçekleştiği tarih olabileceğinin gözetilmemesi de doğru değildir. Kabul şekli bakımından mahkemece yapılan temerrüd faizi uygulanmasının doğru olmaması sebebiyle de kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde belirtilen nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine; diğer temyiz itirazlarının kabulü ile (2.) bendde açıklanan sebeplerle kararın taraflar yararına; (3.) bendde gösterilen nedenlerle de kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 16.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.