Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/3412 E. 2009/2469 K. 28.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3412
KARAR NO : 2009/2469
KARAR TARİHİ : 28.04.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Gökhan Dizibüyük …. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamına ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-İİK’nın 67/II. maddesi gereğince itirazın iptâli davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit, yani belirli ya da belirlenebilir olması zorunludur. Somut olayda alacağın varlığı ve miktarı yapılan yargılama sırasında ve alınan bilirkişi raporuyla saptandığından alacak likit ve borçlu itirazında tamamen haksız değildir.
Bu durumda koşulları oluşmayan davacının icra inkâr tazminatı isteminin reddi gerekirken kabulü ve Dairemizin yerleşik içtihat ve uygulamalarına sadece asıl alacak miktarı üzerinden icra inkâr tazminatı hesaplanıp hükmedilmesi gerekirken işlemiş faiz dahil toplam iptâl edilen alacak üzerinden inkâr tazminatına hükmedilmesi de kabul şekli itibariyle doğru olmamıştır.
Öte yandan hükmedilen asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesi yerine Borçlar Kanunu 104/son maddesine aykırı olarak faize faiz yürütülmesi sonucunu doğuracak biçimde asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı üzerinden takip tarihinden itibaren faiz uygulanması da kabul şekli itibariyle usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Belirtilen sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde yazılı nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan davalı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 28.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.