Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/3592 E. 2009/2487 K. 29.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3592
KARAR NO : 2009/2487
KARAR TARİHİ : 29.04.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili avukat … ile davalı vekili avukat … …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı eksik imalât bedeli ile kira ve cezai şartın tahsili istemleri ile açılmış, davalı reddini savunmuş, mahkemenin kısmen kabule dair kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle dava 20.01.2004 tarihinde harcı ödenerek açıldığı halde, karar başlığında ve hüküm fıkrasında 10.01.2004 tarihinin yazılmış olması maddî hataya dayalı olup, mahkemesince her zaman düzeltilebileceğine göre davacıların tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Gayrimenkul satışına ilişkin sözleşmelerde, tapuların ferağının davacılara 30.08.1999 tarihinde verileceği belirtilmiş, ancak taşınmazların hangi tarihte teslim edileceği hususunda bir hükme yer verilmemiştir. Her ne kadar davalı arsa sahibiyle dava dışı yüklenici arasındaki sözleşmeye atıfta bulunulmuş ise de bu göndermenin teknik şartlara ilişkin olduğu belirtilmiştir. Bu haliyle taraflarınca sözleşmede kararlaştırılmış teslim tarihi (kesin vade) bulunmadığından davalının gecikme tazminatıyla sorumlu olması için usulen temerrüde düşürülmesi zorunludur (BK’nın 101. mad). Dosyada davalının temerrüde düşürüldüğüne dair bilgi ve belgeye rastlanılmadığından davalı temerrüdünün gerçekleştiğinden söz edilemez. Kaldı ki davacılar Mart 2003 tarihinde taşınmazları teslim aldıklarını bildirdiklerine göre teslimin ihtirazi kayıtla yapıldığı da iddia ve ispat edilemediğinden BK’nın 158/II. maddesi uyarınca cezai şart istemlerinin hukuki dayanağı yoktur. Bu nedenlerle davacıların cezai şart istemlerinin de reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle davacıların tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 625,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1,60. TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 29.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.