Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/3645 E. 2008/5527 K. 22.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3645
KARAR NO : 2008/5527
KARAR TARİHİ : 22.09.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün bozmaya uyularak verilen temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı arsa sahibi vekili asıl davada, taraflar arasındaki 03.07.1995 tarihi sözleşme kapsamında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 4.160.000.000 TL. kira tazminatı ile yine taraflar arasındaki 19.02.2001 tarihli ek sözleşmeye dayalı 20 milyar TL (20.000,00 YTL) cezai şart alacağı talep etmiş, 24.12.2005 harç tarihli dilekçesiyle kira tazminatı istemini 16.680.000.000 TL olarak ıslah etmiştir.
Aynı tarafça açılan ve asıl davayla birleşen 2005/95 E. sayılı davasında ise, eksik ve sözleşmeye aykırı işler bedeli olarak 6.000,00 YTL üzerinden harç yatırarak talepte bulunmuş, bu talebini de 15.05.2006 harç tarihli ıslah dilekçesiyle 7.930,00 YTL olarak ıslah etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama neticesinde, asıl davaya ilişkin taleplerin reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı arsa sahibi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında, noterden 03.07.1995 tarihinde düzenlenen, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin 6. maddesi gereğince, davacı arsa sahibine kalacak bağımsız bölümlerin ruhsat tarihinden itibaren 30 ayda tamamlanıp, iskân ruhsatı da alınmak suretiyle anahtar teslimi olarak teslim edileceği, aksi takdirde rayiç kira bedelinin ödeneceği kabul edilmiştir.
Dosyada mevcut, …Belediyesince verilmiş inşaat ruhsat tarihinin 18.03.1998 olduğu görülmekte, iskân ruhsatı alınarak bağımsız bölümlerin teslimi gereken tarihin 18.09.2000 olduğu anlaşılmaktadır. Davalı yüklenici tarafından, inşaatın belirtilen tarihte tamamlanamaması üzerine, taraflar arasında noterden düzenleme şeklinde 19.02.2001 tarihinde ek sözleşme imzalanmıştır. Ek sözleşmenin 2. maddesinde, inşaat süresinin 30.08.2002 tarihine kadar uzatılmasına, 5. maddesinde 30.08.2002 tarihine kadar arsa sahibine ait (B) Blokun bitirilmediği takdirde 03.07.1995 tarihli inşaat sözleşmesinin geçerli sayılmasına, 11. maddesi ile de belirtilen tarihte (B) Blokun tamamlanmaması halinde, arsa sahibine kanuni faiziyle birlikte 20 milyar TL tazminat ödenmesine ilişkin düzenleme kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki akdi ilişki sözleşme ve ek sözleşme kapsamında yukarıda açıklandığı şekilde düzenlenmiş olmakla birlikte, davacı arsa sahibince davadan önce Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/234 D.iş sayılı dosyasıyla 24.10.2002 tarihinde yaptırılan tespitte alınan 03.11.2002 tarihli bilirkişi raporunda inşaatta eksikler olduğu, iskân ruhsatı alınmadığı saptanmış, yine yargılama sırasında mahkemesince mahallinde 07.05.2003 tarihinde yapılan keşifte alınan 06.07.2003 tarihli bilirkişi raporunda tamamlanma oranının %95 olduğu, bir kısım eksikler olduğu ve halen iskân ruhsatının alınmamış olduğu belirlenmiş olmakla, davalı yüklenicinin dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmıştır.
Davalı yüklenici temerrüdü nedeniyle davalı arsa sahibi 18.09.2000 tarihi ile dava tarihi arasında geçen süre için kira tazminatı talebinde bulunabileceği gibi ek sözleşmedeki düzenleme kapsamında ifaya ekli cezai şart olan 20 milyar TL’yi de talep edebilecektir. Gecikme tazminatı ancak zararın oluştuğunun ispatı şartıyla talep edilebilecekken, ifaya ekli cezai şart, akdin belirlenen zamanda ve şekilde ifa edilmemesi halinde her hangi bir zarar oluşmasa da talep edilebilecek bedeldir (Borçlar Kanunu’nun 158/II.mad.). Sözleşmeyle aksi kararlaştırılmadığı sürece, cezayı aşan zararın istenebilmesi için alacaklının asıl borcun ifa edilmemesi veya eksik ifası sonucu kararlaştırılan cezai şart miktarını aşan zarara uğranılması gereklidir (Borçlar Kanunu’nun 159/II. madde). Davada kira tazminatı yanında cezai şart talep edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmelerde ayrıca cezai şart öngörülmüş, cezai şartın, zarardan düşülmeyeceğine ilişkin düzenleme getirilmemiştir. Sözleşmelerdeki bu düzenlemeler kapsamında davacı arsa sahibinin cezai şart dışında, gecikme tazminatı talep edebilmesi, cezai şartı aşan zarar olduğunu ispatlamasına bağlıdır. Mahkemece mahallinde keşifle alınan bilirkişi raporuyla davacının 18.09.2000 tarihi ile dava tarihi arasında talep edebileceği kira tazminatı 16.680,00 YTL olup, öngörülen cezai şart miktarı ise 20.000,00 YTL olmakla, davacı arsa sahibinin belirlenen süre için cezai şartı aşan zararın olduğu ispatlanamamıştır.
Tüm bu açıklamalar kapsamında, davalı yüklenicinin sözleşme ve ek sözleşme ile tanınan 30.08.2002 tarihine kadar inşaatı tamamlayıp, davacı arsa sahibine ait bağımsız bölümleri iskân ruhsatı alarak, anahtar teslimi olarak teslimi gerçekleştirmediği ve bu şekilde temerrüde düştüğü anlaşılmakla, davacı arsa sahibinin kira tazminatına ilişkin talebi reddedilerek, cezai şart tutarı olan 20 milyar TL (20.000,00 YTL) üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle asıl davanın tümden reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle davacı arsa sahibi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bend gereğince kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 22.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.