Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/3768 E. 2008/6450 K. 31.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3768
KARAR NO : 2008/6450
KARAR TARİHİ : 31.10.2008

Davacı T.C. Ulaştırma Bakanlığı … ile davalı … İnş.Tic.A.Ş. arasında çıkan anlaşmazlığın çözülmesi için seçilen …, … ve …’dan oluşan Hakem kurulu tarafından verilen 30.01.2008 tarih 2008/374 D.iş sayılı kararın duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve dosya … Asliye Ticaret Mahkemesince 30.05.2008 tarihli yazı ile gönderilmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ve davalı vekili avukat … ile avukat … Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davada 25.02.1987 tarihli sözleşme hükümlerine aykırı olarak davalıya yapılan fazla ödemelerin hakem kararıyla kısmen geri alınmasına karar verildiği davalının temerrüde düştüğü tarih ile ödeme tarihleri arasında gerçekleşen zaman için oluşan faiz alacaklarının ödenmediği ileri sürülerek, faiz alacaklarının tahsili talep ve dava edilmiş, hakem heyeti çoğunluğunca davalının zamanaşımı def’inin kabulü ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı … vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 28.01.1994 gün ve 1993/4 E., 1994/1 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında taraflar hakem sözleşmesi veya tahkim şartında hakemlerin uyuşmazlığı maddi hukuk kurallarına göre çözümlenmelerini öngördükleri takdirde buna aykırı karar verilmesinin temyiz nedeni oluşturacağı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 67 ve 80. maddelerinde uyuşmazlığın, Türk tahkim kanun, nizam, usul ve kaidelerine ve T.C. Hükümetinin geçerli kanunlarına uygun olarak çözümleyecekleri kabul edilmiştir. Bu nedenle temyize konu hakem kararı HUMK’nın 533. maddesinde sayılmış bulunan nedenler dışındaki sebeplerle de incelenmeye tâbi tutulmuştur.
Borçlar Kanunu’nun 126/son maddesi uyarınca eser sözleşmelerinden doğan alacakların kural olarak 5 yıllık süre içinde zamanaşımına uğrayacağı kabul edilmiş, aynı kanunun 132 ve 133. maddelerinde de müruruzamanın cereyanına mani olan ve müruruzamanı tatil eden ve kat eden sebepler sıralanmıştır. Özellikle 133. maddenin birinci fıkrasında borcun ikrar edilmesi halinde, ikinci fıkrasında ise alacaklının dava veya def’i zımnında mahkemeye veya hakeme müracaatla hakkını talep eylediği hallerde zamanaşımının kat edileceği, yine 136. maddede ise kat edilen zamanaşımının dava devam ettiği müddetçe iki tarafın muhakemeye müteallik her muamelesinde ve hakimin her emri ve hükmünden itibaren yeniden cereyana başlayacağı hususları düzenlenmiştir.
Dava konusu olayda; eldeki davanın davalısı … İnş.Tic.A.Ş. tarafından hakemde 06.03.1996 tarihinde açılan dava … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2005/270 D.iş esasında işlem görmüş olup sözkonusu davada yüklenici … İnş.Tic.A.Ş. eldeki davanın konusunu teşkil eden faiz alacağına esas fazla ödemeden dolayı borçlu olmadığının tespiti için … aleyhine dava açmış, bu davada davalı durumundaki … davaya karşı çıkarak iddianın aksine “kendilerinin alacaklı olduklarını” savunma yoluyla ileri sürmüştür. Doktrinde ve Yargıtay uygulamasında menfi tespit davasının açılması ile zamanaşımının kesilmeyeceği, ancak alacaklının davaya verdiği cevapta def’i davada bulunması yani alacağının varlığının iddia ederek davanın reddini istemesi halinde zamanaşımının kesileceği kabul edilmiştir (4.H.D. 07.12.1989 gün E-5560, K-9416, H.G.K’nun 10.11.1996 gün E-1996/12-654, K-805, H.G.K’nun 22.02.1984 gün E-1981/11-716,K-1984/141 K. sayılı ilâmları). Sözkonusu menfi tespit davasında def’i yoluyla alacağın varlığı ileri sürüldüğünden ve dava en son 22.06.2006 tarihinde kesinleşerek sonuçlandığından davanın açıldığı 21.02.2007 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı kabul edilmelidir.
Kaldı ki; …’nce davalıya gönderilen 16.09.2004 tarihli alacaklarının tahsiline ilişkin yazıya … İnş.Tic.A.Ş. tarafından 01.10.2004 tarihli ihtarla cevap verilmiş ve bu ihtarnamede …’nün alacaklarının kendi alacaklarından takas ve mahsubu istenmiştir. Yani borç ikrar olunmuştur. Bu nedenle de dava tarihi gözetildiğinde zamanaşımı süresinin dolmadığı ortadadır. O halde hakem heyetince davalının yerinde bulunmayan zamanaşımı def’inin reddine karar verilerek iddia ve savunma doğrultusunda delillerin değerlendirilmesi ile oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasaya aykırı bulunan hakem kararının davacı … yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, 31.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.