Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/3982 E. 2009/5000 K. 01.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3982
KARAR NO : 2009/5000
KARAR TARİHİ : 01.10.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, 13.07.2001 tarihli sözleşmeden kaynaklanan alacağa ilişkin olup, asıl ve ıslah yoluyla açılan davalarda sözleşme dışı imalâtın ödenmeyen bedeli ile gecikme cezası olarak yüklenici alacağından kesilen meblağın iadesi istenmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davacı vekili Avukat …’nın mahkemenin 13.03.2008 tarihli oturumunda faizin dava tarihinden yürütülmesini imzalı beyanıyla kabul etmiş olmasına göre davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı Bakanlığın diğer temyiz itirazlarına gelince; davacı tarafından 13.07.2001 tarihli sözleşmeyle yapımı üstlenilen “3. Kolordu Nato Karargâhı Acil İskân Tesisleri, İnşaat İşleri” işinde UPS yerine fiberoptik tempest kablo yapımı nedeniyle alacağa hükmedilmiş ise de, davacı tarafından verilen noterde imzası tasdik olan 02.11.2001 tarihli taahhütnamede değişik bu imalâtın bedelsiz olarak yapılacağı kabul edilmiş, BK’nın 31. maddesindeki süre içerisinde bu taahhütten dönülmemiştir. Davacı ticaret şirketi olup, her türlü ticari faaliyetinde basiretli bir tüccar gibi hareket etmek ve taahhüdünün sonucuna katlanmak zorundadır. İşinin uzmanı olan bir şirketin değişiklik sebebiyle ne miktar fiyat farkı oluşacağını bilmemesi hayatın olağan akışıyla ve ticaret hayatının gerçekleriyle bağdaşmayacağından UPS imalâtından vazgeçilip fiberoptik-tempest kablolama yaptırılması sebebiyle bir talepte bulunamayacağından bu istemin reddi yerine kabulü doğru olmamıştır.
Mahkemece yine gecikme cezası olarak kesilen meblağın davacı alacağına katıldığı görülmektedir. Oysa sözleşme eki yapım işi teknik ve idari şartnamenin 31. maddesinde Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi (BİGŞ) sözleşmenin eki olarak kabul edilmiş olup HUMK’nın 287. maddesi uyarınca şartnamedeki hükümler delil sözleşmesi niteliğindedir. BİGŞ’nin 39. ve 40. maddelerinde geçici ve kesin hakediş raporlarına ne şekilde itiraz edileceği açıklanmış olup, bu şekilde itiraz edilmediği takdirde yüklenicinin bir talepte bulunamayacağı kabul edilmiştir. Ceza kesintilerinin yapıldığı belgelerde davacı ceza kesintisine itiraz etmemiştir. 30.07.2003 tarihli itiraz dilekçesinde 6 kalem halinde belirttiği itiraz sebepleri arasında ceza kesintisine ilişkin bir itiraz bulunmamaktadır. Yine kesin hesap raporuna karşı itiraz kaydını belirtmiş ise de, itiraz taleplerinin yer aldığı ekli dilekçeden sözetmemiş ve böyle bir dilekçeyi eklememiştir. Bu durumda, davacının ceza kesintisini isteme hakkı HUMK’nın 287. maddesinde yer alan ve hakim tarafından re’sen gözetilmesi gereken hüküm karşısında reddedilmesi gerekirken kabulü de doğru olmamıştır.
Karar, belirtilen sebeplerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bendde yazılı sebeplerle davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı İdare yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.