YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4112
KARAR NO : 2009/3988
KARAR TARİHİ : 29.06.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durması nedeniyle itirazın iptâli, icra takibinin devamı, icra inkâr tazminatı istemleri ile açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra takibine ve davaya konu teşkil eden 21.07.2005 tarihli, 55027 numaralı, 42.251,41 TL’lik faturanın kapalı olması nedeniyle mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Konya Ticaret Odası faturalar hakkındaki teamülü yazısında açıklamış, fatura miktarının ödendiğinin kabulü için “bedeli alınmıştır” veya benzeri ibarenin kapalı faturada yer alması halinde fatura bedelinin ödendiğinin kabul edileceğini bildirmiştir. Yargılama sırasında dosyaya rapor veren mali müşavir bilirkişi de aynı görüşü tekrarlamış, icra takibine ve davaya konu teşkil eden faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olduğunu, davalı tarafın defterinde borç olarak göründüğünü bildirmiştir. Alt tarafı imzalanmış bir faturanın ödendiğinin kabul edilmesi için ticari teamül önemli olduğu gibi, fatura bedelinin ödendiğinin diğer yan delillerle de desteklenmesi gerekir.
Somut olayda, faturanın altının imzalı olması dışında davalı taraf sadece 4.000,00 TL ödeme belgesi ibraz ettiğinden ve ticari teamüle göre faturada, “bedeli alınmıştır” veya benzeri bir ibare yer almadığından, fatura bedeli davalı defterlerinde borç olarak kayıtlı olduğundan, mahkemece sadece faturanın altının imzalı olması ve şirket kaşesinin bulunması, faturanın kapalı olması dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş, davalı tarafça ispatlanan 4.000,00 TL’lik ödeme düşülmek, kalan fatura miktarının ödenmediği kabul edilmek suretiyle, davalı vekilinin delil dilekçesinde yemin deliline de dayandığı dikkate alınarak, davacıya ödeme konusunda yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre değerlendirme yapılıp, karar verilmesinden ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 29.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.