Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/4119 E. 2009/2708 K. 08.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4119
KARAR NO : 2009/2708
KARAR TARİHİ : 08.05.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat….. ile davalı vekili avukat ……. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptâline, takibin devamına ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü’nün 04.01.2007 gün 46 Sayılı kararındaki idari para cezasının sözleşme süresi içinde 28.12.2005 tarihinde yapılan reklam nedeniyle verilmiş olup davada sözleşmenin bitimi olan 01.06.2006 tarihinden sonra gerçekleştirilen hizmetler nedeniyle talepte bulunulmuş ve davalı yanca sözkonusu ceza sebebiyle takas mahsup iddiasında bulunulmamış olmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-İİK’nın 67/II. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız ve alacağın likit olması da gereklidir. Somut olayda sözleşme süresinden sonra yapılan hizmetlerin bedeli yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporu ile saptandığından, borçlu itirazında tamamen haksız, alacak da likit değildir. Bu durumda davacının koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddi yerine kabulü doğru olmamıştır. Hükmün bu yönden bozulması gerekir. Nevar ki düşülen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince karar düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent gereğince kabulü ile mahkeme kararının hüküm kısmı 1. bent III. fıkrasındaki “davacının belirlenen alacağı likit olduğundan bu alacak tutarının %40 inkâr tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine” cümlesinin karardan çıkartılarak yerine “koşulları oluşmayan davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilen bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 625,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.639,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 08.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.