Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/413 E. 2009/700 K. 12.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/413
KARAR NO : 2009/700
KARAR TARİHİ : 12.02.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup bakiye iş bedelinin tahsiline ilişkin eldeki ek davada kalan iş bedeli ile kesin hesapta çıkartılan borç nedeniyle haksız olarak tahsil edilen bedelin istirdadı talep edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Aynı sözleşmeyle ilgili bakiye iş bedelinin fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle tahsili istemiyle açılan dava sonucunda, Karşıyaka 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 03.03.2005 gün 2004/313 Esas, 2005/16 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekilince temyizi üzerine Daire’mizin 09.02.2007 gün 2006/6105 Esas 2007/782 Karar sayılı ilâmı ile davada talep edilen miktara göre temyiz itirazları reddedilerek hüküm onanmış, karar düzeltme istemi de reddedilerek yerel mahkeme kararı kesinleşmiştir. Eldeki davada o dosyada alınan bilirkişi raporunda belirtilen alacaktan saklı tutulan fazlaya ilişkin hak sebebiyle, hükmedilen dışında kalan miktarın tahsili de talep edilmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 03.10.2007 gün 2007/15-614 Esas 2007/696 Karar sayılı ilâmı ile Daire’mizin benzer içtihat ve uygulamalarında kabul edildiği gibi, daha önce açılan kısmi davada alınan bilirkişi raporu daha sonra açılan ikinci davada hakimi bağlamaz. Bilirkişi raporunun kesinlik kazanması ve kazanılmış hak teşkil etmesi verildiği ilk dava içindir. Bilirkişi raporu takdirî delillerden olduğundan kısmî davada alacağın talep edilen miktar kadar olduğunun ispat edilmesi yeterlidir. İlk davada alınan bilirkişi raporu bu davadaki alacak miktarının ispatı için yeterli sayılamayacağından, açılan ikinci davaya konu olan alacağın miktarının davacı tarafından kanıtlanması gerekir.
Önceki davada verilen yerel mahkeme kararının davada talep edilen miktara göre denilmek suretiyle onandığı da dikkate alındığında o davada alınan bilirkişi raporundaki miktar kesinleşmediğinden, şimdiki davaya konu edilen alacak miktarı ile eksik-kusurlu işler karşılığında iş bedelinden kesilecek nefaset bedeli yönünden konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 12.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.