YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4202
KARAR NO : 2009/4129
KARAR TARİHİ : 06.07.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Vek. Av. …
Davalılar :1-…, 2-…
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesine dayalı itirazın iptâli istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalıların eser sözleşmesinin kefili olduğu, zapta ve ayıba karşı tekeffül dolayısıyla ortaya çıkan tazminat yükümlülüğünden sorumlu olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile dava dışı … İnş. ve Malz. Pvc. Alü. Doğ. Tur. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan 19.09.2002 tarihli sözleşmede, davacıya ait inşaatların PVC doğrama ve sair işlerinin … Ltd. Şti. tarafından yapılması kararlaştırılmış, bu davada davalı olan … ile … “müteselsil kefil ve müşterek borçlular” sıfatıyla sözleşmeyi imzalamıştır. Yüklenici … Ltd. Şti. aleyhine İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan davada 7.160,00 TL eksik ve ayıplı imalât bedelinin tahsiline karar verilmiş, karar Daire’mizce onanmak suretiyle 22.01.2007 tarihinde kesinleşmiştir. Ancak borçlu hakkında yapılan takip sonuçsuz kalınca davalılar aleyhine takibe geçilmiş, itiraz üzerine eldeki dava açılmıştır.
Bir üçüncü şahsın fiilini başkasına taahhüt eden kimse bu üçüncü şahıs tarafından taahhüdün ifa edilmemesi halinde zarar ve ziyan tediyesine mecburdur (BK.110. madde). Sözleşmenin 6. maddesinde, yüklenici imalâtın, arıza veya bozulmasına karşı 5 yıl garanti
./..
s.2
15.H.D.
2008/4202
2009/4129
vermiş, davalılarda müşterek borçlu sıfatıyla bu garantiyi aynen kabul etmiştir. Bir başka deyişle, yüklenicinin edimini yerine getirmemesinden doğan zararı ödemeyi taahhüt etmişlerdir. Bu haliyle taraflar arasında garanti sözleşmesinin bulunduğu açık seçik ortadadır. Mahkemece Borçlar Kanunu’nun kefalete ve şahsa ilişkin hükümlerine dayanılarak eser sözleşmesinde uygulanamayacağı belirtilmiştir. Gerçekten, uyuşmazlık BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, yüklenicinin ayıplı ve eksik imalâttan sorumluluğu kesinleşen ilâmla sabittir. O halde yüklenicinin yanında edimin tekniğine ve amacına uygun yapılmasını taahhüt eden davalılar da uğranılan zararı ödemekle yükümlüdür. Bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davada uygulama yeri bulunmayan yasa maddelerine dayanılarak red kararı verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 06.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.