Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/4296 E. 2008/7776 K. 30.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4296
KARAR NO : 2008/7776
KARAR TARİHİ : 30.12.2008

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, yanlar arasında “sözlü” olarak yapıldığı ileri sürülen sözleşmeye dayalı olarak açılmış olup, davalı tarafından ayıplı olarak yapıldığı iddia olunan “soğutmalı kasanın” standartlara uygun olarak yeniden yapılarak davacıya teslimine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu olan ISUZU marka 2006 model kamyonun üzerine davalı tarafından yapılan ve standartlara uygun olmayarak ayıplı şekilde yapılan soğutmalı kasanın ayıptan ari misli ile değiştirilmesine karar verilmiş, verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı birbirlerine gönderip tebliğ ettirmiş oldukları ihtarnamelerin kapsamları, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde; davalı şirketin, davacı şirkete “soğutmalı araç kasası” yapmayı yüklendiği ve bu işle ilgili yanlar arasında “sözlü” olarak sözleşme yapıldığı sonucuna varılmaktadır. Bu sözleşme, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesinde tanımlandığı üzere, niteliğince bir “eser” sözleşmesidir. Davacı iş sahibi, soğutmalı kasanın kabul edilemeyecek derecede ayıplı olduğunu ileri sürerek davalı yüklenici tarafından tekniğine uygun şekilde yenisinin yapılarak kendisine teslimine karar verilmesini istemektedir.
Borçlar Kanunu’nun 360. maddesi hükmü gereğince, eser-iş iş sahibinin kullanamayacağı ve nısfet kurallarına göre kabule zorlanamayacağı ölçüde kusurlu veya sözleşmeye önemli ölçüde aykırı olursa, iş sahibi, bu eseri kabulden kaçınabilir; eserdeki kusur veya sözleşmeye aykırılık açıklanan ölçüde önemli değilse, iş sahibi, eserin değerindeki eksiklik oranında bedelin indirilmesini talep edebilir; eğer kusurların giderilmesi büyük harcamaları gerektirmiyorsa yükleniciyi onarıma zorlayabilir. İş-eser sahibi açık ayıplarda Borçlar Kanunu’nun 359; gizli ayıplarda ise aynı Kanunun 362. maddesinde öngörülen süresi içinde ayıp ihbarında bulunması halinde, Borçlar Kanunu’nun 360. maddesinde düzenlenen hakklarını kullanabilir. Somut olayda da, bilirkişi raporu değerlendirildiğinde soğutmalı kasanın yüklenici tarafından gizli ayıplı olarak imal edilmiş olduğu ve davacı iş sahibince de Borçlar Kanunu’nun 362. maddesinde öngörülen süresi içinde davalıya ayıp ihbarında bulunduğu anlaşılmaktadır.
Ayıp, bir malda, sözleşme ve yasa hükümlerine göre normal olarak uyulması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Yüklenicinin, iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imâlini yüklendiği eserin tesliminden sonra iş sahibi işlerin olağan gidişine göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıp varsa yükleniciye bildirmek zorundadır. Tersi durumda yüklenici, her türlü sorumluluktan kurtulmuş olur. Ancak, kasten sakladığı ayıplarla usulüne uygun yapılan gözden geçirmede fark edilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Meydana getirilen eserin teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile varolan bozukluğu görülmemiş ise, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir. Ayıp, sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, öğrenir öğrenmez yükleniciye derhal bildirmek zorundadır.
Sözleşme konusu kasanın nitelikleri yanlarca kararlaştırılmamış ise de, Borçlar Kanunu’nun 70/II. maddesi gereğince, yüklenici “ortadan aşağı nitelikte” bir kasayı yaparak iş sahibine teslim edemez. Yüklenici, açıklanan nedenle en az “orta vasıfta” soğutmalı kasayı, Borçlar Kanunu’nun 356. maddesinde öngörülen özen borcu gereği olarak, tekniğine ve sözleşme koşullarına uygun şekilde imal edip iş sahibine teslimle ödevlidir. Oysa, mahkemece yaptırılan inceleme sonucu bilirkişi tarafından sunulan rapor ile delil tespiti incelemesi sonucu verilen rapor birlikte değerlendirildiğinde; soğutmalı kasanın iş sahibi tarafından kabul edilemeyecek derecede ayıplı olduğu ve ayıbın giderilmesine de teknik olarak olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Az yukarıda da açıklandığı üzere, eserin kabul edilemeyecek derecede ayıplı olması ya da ayıbın giderilmesi büyük harcamaları gerektirmesi durumunda, Borçlar Kanunu’nun 360. maddesinde öngörülen haklar kullanılamaz ve iş sahibinin sözleşmeyi feshetmesi, yükleniciye verdiği iş bedelinin iadesini istemesi ve eseri de yükleniciye geri vermesi gerekir (TMK.md.2). Diğer yandan, Borçlar Kanunu’nun 203. maddesi hükmü uyarınca, sadece “satım sözleşmesi” gereğince satılanın, ayıplı olmayan benzeri ile değiştirilmesi dava edilebilir ya da yenisinin verilmesi talep edilebilir. Eser sözleşmelerinde eserin yenisiyle değiştirilmesini
ya da büyük harcamaları gerektiren onarımların yapılmasını isteyebilme hakları, Borçlar Kanunu’nun 360. maddesinde düzenlenmemiş ve dolayısıyla eser sahibine bu haklar tanınmamıştır. Açıklanan tüm bu hukuksal sebeplerle mahkemece, yazılı şekilde ayıplı olarak yapılan soğutmalı kasanın ayıptan ari misliyle değiştirilmesine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bendde gösterilen sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 30.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.