YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4297
KARAR NO : 2008/7777
KARAR TARİHİ : 30.12.2008
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
1-Karşı davacı …’ün davasında;
14.7.2004 gün ve 5219 Sayılı Yasanın 2 A maddesinin c fıkrası ile HUMK.nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2008 tarihinden itibaren 1.250,00 YTL’ye çıkarılmıştır.
Karşıyaka 2. Sulh Hukuk Hakimliğinin kararı 31.01.2008 tarihlidir. Davada 100,00 YTL’nin tahsili talep edilmiş, dava reddedilmiş olduğundan karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve ¾ Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca’da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Bu nedenle temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Davacı … vekili davasında yanlar arasında yapılan ve kapsamının doğruluğuna yönelik olarak taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan 10.05.2005 tarihli adî yazılı sözleşmeyi dayanak alarak, davalı iş sahibi tarafından ödenmeyen 2.545,00 YTL bakiye iş bedelinin 29.05.2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini dava etmiş; mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 614,24 YTL alacağın davalı …’den tahsiline karar vermiş ve verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir.
10.05.2005 tarihli “adî yazılı” sözleşme Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi gereğince, niteliğince bir eser sözleşmesi olup, bu sözleşme, davacı tarafından yüklenici; davalı tarafından ise, iş sahibi sıfatıyla imzalanmıştır. Sözleşmede yapılan işler açıklanmış ve işlerin bedeli ise toplam 5.365,00 YTL tutarında ve götürü olarak gösterilmiştir. Davada, 5.365,00 YTL iş bedelinden yapılmayan banyo dolabı bedeli olan 550,00 YTL ve 4 adet Amerikan kapının değeri olan 920,00 YTL’nin mahsubu yapılmış ve bakiye 3.895,00 YTL tutarındaki yapılan sözleşme konusu işin bedeline sözleşme dışı yapıldığı ileri sürülen çelik kapının bedeli olan 450,00 YTL eklenerek hesaplanan 4.345,00 YTL iş bedelinden, davalı tarafından ödenen 1.800,00 YTL indirilerek 2.545,00 YTL’nin tahsili dava edilmiştir.
Yüklenici, sözleşme konusu iş ile sözleşme dışı iş ya da işleri yaparak iş sahibine teslim ettiğini ve iş bedelinin istenebilir olduğunu; iş-eser sahibi ise iş bedelinin tamamen ya da kısmen ödendiğini veya istenebilir olmadığını yasal ve yazılı delillerle kanıtlamakla ödevlidir. Toplanan deliller ve bilirkişi kurulu raporları birlikte değerlendirildiğinde; yanlar arasındaki sözleşmede iş bedeli 1.650,00 YTL olarak gösterilen mutfak dolabının davalıya teslim edildiği; 265,00 YTL bedelli seramik ve fayans işlerinin; 80,000 YTL bedelli süpürgelik işi ile 600,00 YTL dairenin tamamının iç boyası işinin davalıya yapılarak teslim olunduğu, salon ve odaların alçı sıva işinin de yapılmış olduğu ve bedelinin de 730,00 YTL tutarında bulunduğu ve dolayısıyla yüklenicinin sözleşme konusu olan işlerden yapmış olduğu işlerin 3.325,00 YTL tutarındaki bedeli hakettiği ve davalı tarafından ödendiği uyuşmazlık konusu olmayan 1.800,00 YTL’nin mahsubuyla davada, davacının sözleşme sebebiyle isteyebileceği bakiye iş bedelinin 1.525,00 YTL olduğu sonucuna varılmaktadır.
Sözleşme dışı işe, yanlar arasındaki sözleşme hükümleri uygulanamayacağından bu nitelikteki iş ya da işlerin bedeli, Borçlar Kanunu’nun 413 ve izleyen maddeleri gereğince ve vekâletsiz iş görme kurallarına göre işlerin yapıldığı zamandaki serbest piyasa rayiçleri itibariyle bilirkişi incelemesi yaptırılarak mahkemece belirlenir. Somut olayda ise, davacı yüklenici tarafından sözleşme dışı iş olarak bir adet “çelik kapı ” yaparak davalıya teslim edildiği çekişmesizdir. Az yukarıda açıklandığı üzere, bu işin bedeli dava konusu olduğu halde mahkemece açıklanan yasal yöntemle iş bedelinin belirlenmemesi ve dolayısıyla gerekçe göstermeden buna ilişkin istemi reddetmiş olması da doğru olmamıştır. Kararın açıklanan bu sebeplerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4-Davalı iş sahibinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Borçlar Kanunu’nun 101/I. maddesi gereğince davası kabul edilen alacağa temerrüd faizi uygulanabilmesi için borçlu davalının alacaklı davacı tarafından “borçlu temerrüdüne” düşürülmesi zorunludur. Somut olayda ise davalı, davacı tarafından dava tarihi olan 20.01.2006 tarihi itibariyle borçlu temerrüdüne düşürülmüş olduğu ve bu tarihten itibaren temerrüd faizi uygulanması gerektiği halde; 29.05.2005 tarihinden itibaren davası kabul edilen alacağa mahkemece, temerrüd faizi uygulanması doğru olmamıştır.
Diğer yandan, yapılan işlerin sözleşme bedeline göre ödenmeyen bakiyesinin 595,00 YTL olduğu halde; dava tarihine göre hesaplanıp, bilirkişi raporunda açıklanan 614,24 YTL’nin tutarında bakiye alacak olduğu kabul edilerek tahsiline karar verilmesi, dayanaksız olduğundan doğru görülmemiştir. Ayrıca davalı sözleşme dışı yapılan çelik kapının bedelini ödediğini savunduğuna ve yemin deliline de dayanmış olduğuna göre; az yukarıda açıklanan çelik kapının bedeli HUMK’nın 288. maddesi hükmünde gösterilen değerden az olması halinde tüm delillerinin sorulması aksi halde yemin önerme hakkı hatırlatılarak sonuca gidilmelidir. Kararın bu sebeplerle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde açıklanan sebeplerle karşı davacı …’ün temyiz isteminin reddine; (2.) bendde belirtilen nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine ve diğer temyiz itirazlarının kabulü ile (3.) bendde gösterilen sebeplerle kararın davacı yararına ve (4.) bendde açıklanan nedenlerle de kararın davalı … yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 30.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.