YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4380
KARAR NO : 2009/868
KARAR TARİHİ : 19.02.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat …… …. Davalılar vekilleri ile davalı asiller gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, fazla ödenen iş bedelinin tahsili istemiyle açılmış, mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı Bakanlık adına Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Daire’mizin ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşmiş uygulamalarına göre fazla ödemenin tahsiline ilişkin davalarda zamanaşımının başlangıç tarihi yüklenici yönünden kesin hesabın onaylandığı tarihtir. Bu nitelikteki davalarda BK’nın 126/IV. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı uygulanır.
Kamu görevlileri hakkında ise haksız fiillere ilişkin zamanaşımı hükümleri uygulanır. Kamu görevlileri yönünden idarenin fiili ve zararı öğrendiği tarih araştırılarak varsa ceza zamanaşımı süresi de gözetilerek değerlendirme yapılması gerekir.
Somut olayda, mahkemece kesin hesabın onay tarihi belirlenmeden zamanaşımı def’inde bulunan davalı kamu görevlisi … yönünden gerekli araştırma yapılmadan olayda uygulama yeri olmayan BK’nın 66. maddesine dayanılarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş; dava konusu işe ilişkin kesin hesabın onay tarihinin araştırılmasından, yüklenici yönünden BK’nın 126/IV. maddesi uyarınca zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesinden, zamanaşımı def’inde bulunan davalı … yönünden yukarıda açıklanan haksız fiile ilişkin zamanaşımı ilkelerinin gözönünde bulundurulmasından, her iki davalının zamanaşımı def’ilerinin değerlendirilmesinden sonra, diğer kamu görevlisi olan davalıların zamanaşımı def’inde bulunmamaları da dikkate alınarak davanın esası incelenmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 625,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekil ile temsil olunan davacıya verilmesine, 19.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.