Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/4502 E. 2008/5741 K. 26.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4502
KARAR NO : 2008/5741
KARAR TARİHİ : 26.09.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunun 66. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup; davalı … Müdürlüğünün haciz işlemlerinin iptâline ve haczedilmiş taşınır mallar üzerine konulmuş olan haczin kaldırılması istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dışı … Eğitim Hizmetleri Ltd.Şti.ne ait vergi borcunun tahsili amacıyla davalı tarafından yapılan taşınır mal haczi sırasında davacı şirket tarafından istihkak iddiası ileri sürülmüş ve istihkak iddiasının reddine ilişkin bildirim, 31.08.2007 tarihinde davacıya yapılmıştır. Davacı tarafından … 1. Vergi Mahkemesi’ne açılan dava mahkemenin 2007/1201 Esas ve 2007/1312 sayılı kararı ile uyuşmazlığın çözümünde adlî yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş ve bu sebeple davacı şirket tarafından 06.12.2007 tarihinde bu dava açılmıştır. Mahkemece 6183 sayılı Yasanın 66/II. maddesi gereğince davanın 7 günlük süre içinde adlî yargıda açılmadığı ve idarî yargıda açılan davanın belirtilen hak düşürücü nitelikteki sürenin kesilmesi sonucunu doğurmadığı; başka bir anlatımla, HUMK’nın 193. maddesi hükmünün uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2008/21-140 E., 2008/205 K. sayılı ve 27.02.2008 tarihli kararında kabul edilip açıklandığı üzere; adlî yargı mahkemeleri arasındaki göreve ilişkin uyuşmazlıklarda görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine davacının, kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren 10 gün içinde yeniden dilekçe vermesinin gerektiğine ve aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine ilişkin HUMK’nın 193. maddesi hükmünün, somut olaya kıyasen uygulanması gerekir. İdarî yargı kararını takiben adlî yargıda ve dolayısıyla hukuk mahkemesinde dava açabilmenin koşulları ise şunlardır;
a)Davanın görevsiz yargı yerinde açılmış olması,
b)Görevsiz yargı yerinde açılan davanın, adlî yargı düzeni içinde öngörülen hak düşürücü süre içerisinde açılmış olması,
c)İdarî yargı yerince verilen görevsizlik kararının temyiz edilmeyerek ya da temyiz edildiği takdirde onanmak suretiyle kesinleşmiş olması, kesinleşen kararı takiben 10 günlük süre içerisinde görevli adlî yargı yerinde yeni bir davanın açılmış olması,
d)İdarî yargıda açılan dava ile adlî yargıda açılan davanın aynı nitelikte olması, belirtilen bu koşulların varlığı halinde adlî yargıda açılmış dava, hatalı olarak idarî yargıda açılmış olan davanın devamı niteliğinde kabul edilir ve hak düşürücü süre de bu sebeple korunmuş olur. Somut olayda da açıklanan koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği mahkemece araştırılmadan; yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 26.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.